© Malkara Haber © 2023

15 maddede böbrek taşından korunmanın yolları

Toplumda yaygın olarak görülen böbrek hastalıklarından biri olan böbrek taşı şiddetli ağrı ile kendisini gösteriyor. Ancak böbrek taşından korunmak beslenmeye dikkat ederek mümkün. Tuz tüketimini azaltmak, su içmek ve bazı besinlerden kaçınmak böbrek taşı oluşumu riskini düşürebilir.

Böbrek taşı hastalığı hakkında bilgi veren Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Şahin Kabay, “Her 10 kişiden biri yaşamı boyunca taş oluşumuyla karşılaşır. Erkeklerde, kadınlardan 3 kat daha sık taş oluşumuna rastlanır. 30-50 yaş arasında taş oluşma riski daha yüksektir. Taş oluşumuna karşı yumurta, mercimek, beyaz pirinç, soyulmuş elma, üzüm, karnabahar, kabak gibi düşük oksalat içeren gıdaları tüketmeye özen gösterin” dedi.

Böbrek hastalıklarından biri olan ve sıklıkla karşılaşılan böbrek taşı, şiddetli göğüs, karın ve bel ağrıları, bulantı ve kusma ile idrarda kan görülmesi gibi belirtilerle ortaya çıkıyor.

Altınbaş Üniversite Hastanesi Medical Park Bahçelievler Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Şahin Kabay böbrek taşı oluşumunun nedeni tam olarak bilinemese de hastalığın oluşum riskini artıran bazı faktörlerin bulunduğunu söyledi. Prof. Dr. Şahin Kabay, “İnsan vücudu dengeli ve sürekli olarak idrar üretir. Bu idrarı üretme biçiminde bir dengesizlik olması halinde vücutta taş oluşabilir. Buradaki en önemli etken içilen su miktarıdır. Diğer bir etken ise taş oluşumuna neden olan maddelerin idrarda bulunup bulunmamasıdır. En önemli bulgu, çoğu hastada görüldüğü gibi ağrıdır. Ancak ağrı taşın boyu, şekli ve idrar yollarındaki yeri gibi özelliklerine bağlı olarak değişkenlik gösterir. Bazen tamamen ağrısız olabilirken bazen de tedavilere dahi yanıt vermeyen şiddetli ağrılar olabilir. Taş normal idrar akışını engelliyorsa ‘renal kolik’ olarak bilinen şiddetli ağrıya neden olur. Bu ağrı bel ve böğür bölgesinde hissedilen keskin bir ağrıdır. Ağrı kasık veya uyluk bölgesinde de hissedilebilir. Erkekler yumurtalıklarında da ağrı hissedebilir. Ayrıca ağrı ile birlikte, bulantı, kusma, idrarda kan, idrar yaparken ağrı hissetme, ateş gibi belirtiler de görülebilir. Taşlar böğür bölgesinde tekrarlayan ağrılara neden olabilir. Bazen taşlar ağrı olmaksızın da görülebilir. Bu taşlar ancak genel kontroller ya da genellikle diğer hastalıklar için yapılan görüntüleme işlemleri sırasında tespit edilir” diye konuştu.

TEDAVİDE 3 YÖNTEM ÖNE ÇIKIYOR

Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Şahin Kabay bütün taşların tedavi gerektirmediğini ancak böbrek veya üreter taşların belirtilere yol açmaları halinde tedavi edilmesi gerektiğini kaydetti. Prof. Dr. Şahin Kabay tedavi yöntemleri hakkında ise şu bilgileri verdi: “Taşın rahatsızlığa yol açması ve doğal yollarla idrarla atılmaması halinde tedaviye ihtiyaç olabilir. Bu taşların böbreğe herhangi bir zarar vermediğinden emin olmak için düzenli aralıklarla kontrollerin yapılması gerekmektedir. Çoğu böbrek veya üreter taşı idrar ile vücuttan atılır. Böbrek veya üreter taşları, belirtilere yol açmaları halinde tedavi edilmelidir. Taş tedavisinde en çok kullanılan 3 yöntem, şok dalgaları ile taşın kılması (ESWL), üreteroskopi (URS) ve perkütan nefrolitotomi (PNL)’dir. Hangi tedavi yönteminin en iyisi olduğu birçok faktöre bağlıdır. En önemli faktörler, taşın sebep olduğu belirtiler, taşın yeri, büyüklüğü ve böbrekte oluşabilecek veya oluşan hasarın düzeyidir.”

BOL BOL SU İÇİN, BESLENMENİZE DİKKAT EDİN

“Böbrek veya üreterinde taş bulunan ve taş tedavisi gören hastaların bir kısmı ileride daha fazla taş oluşturma riskine sahiptir” diyen Prof. Dr. Şahin Kabay, aşağıdaki öneriler dikkate alındığında taş oluşum riskinin en aza ineceğini söyledi ve şu maddeleri sıraladı:

1.  Her gün 2.5 ile 3 litre arası sıvı tüketin. Sıvı alımınızı gün içine dengeli dağıtın.

2.  Su veya süt gibi nötr pH’lı içecekleri tercih edin.

3.  İdrar miktarınızın günlük 2-2.5 litre civarında olduğunu kontrol edin.

4.  İdrarınızın renginin açık renkte olması önemlidir.

5.  Sıcak iklimde yaşıyorsanız veya yoğun fiziksel egzersiz yapıyorsanız daha fazla sıvı alın.

6.  Kişisel durumunuz ve taşınızın tipine göre diyetinizi doktorunuzun önerilerine göre ayarlayın.

7.  Dengeli ve çeşitlendirilmiş bir diyet uygulayın.

8.  Bol miktarda sebze, lifli gıda ve meyve (özellikle turunçgiller) yiyin.

9.  Yumurta, mercimek, beyaz pirinç, soyulmuş elma, üzüm, karnabahar, kabak gibi düşük oksalat içeren gıdaları tüketmeye özen gösterin.

10.  Diyetinizin yeterli kalsiyum içerdiğinden emin olun (günde yaklaşık 1000 milligram). Ancak kalsiyum destek ürünleri konusunda dikkatli olun ve doktorunuzun önerilerini alın.

11. Diyetinizdeki tuz miktarını azaltın (günde 3-5 gramı aşmamalıdır).

12.  Özellikle hayvansal proteini çok fazla tüketmeyin. Bunun yerine avokado, karnabahar ve bezelyede bulunan sebze proteini tüketin.

13. Sağlıklı vücut ağırlığınızı koruyun (Vücut Kitle Endeksiniz 18-25 kg/m2 arasında olmalıdır).

14. Haftada 2 veya 3 kez egzersiz yapmaya çalışın.

15. Stresten kaçının.

İlginizi Çekebilir

KIŞ AYLARININ KABUSU FİBROMİYALJİ KADER DEĞİL!

Halk arasında "yumuşak doku romatizması" olarak bilinen Fibromiyalji, özellikle kış aylarında adeta bir kabusa dönüşerek hastaların yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşürüyor. Uzmanlar, bu hastalığın kader olmadığını ve kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarıyla fibromiyaljiyi yönetmenin mümkün olduğunu belirtiyor.

Balkan Onkoloji Hastanesi ek binası inşaatına başlandı

Edirne'de Trakya Üniversitesi Edirneli hayırsever iş insanı Soner Çeker’in yaptığı bağışla Onkoloji Hastanesi ek binası inşaatına başlandı.

Yılbaşı öncesi 'kozmetik alkol' uyarısı; böbrek ve karaciğerde ciddi problemlere neden oluyor

Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Alkollü İçkiler Analiz Özel Gıda Kontrol Laboratuvarı Müdürü ve Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turgut Cabaroğlu, yılbaşı öncesi sahte içki uyarısında bulunarak "Laboratuvarımıza gelen numunelerin içerik analizini yaptığımızda ağırlıklı olarak kozmetik sektöründe ve dezenfektan adı altında kullanılan alkollerin, alkollü içki üretiminde kullanıldığını görüyoruz" dedi.

Uzmanından yılbaşı sofrası için sağlıklı beslenme önerileri

Sağlıklı ve lezzetli yeni yıl tabakları için önerilerde bulunan Uzman Diyetisyen Ege Ramadanoğlu, “Yemekleri yağda kızartarak değil; fırında, ızgarada, suda, buharda pişirebilirsiniz. Her çeşit mayonezsiz ve yağsız salatayı istediğiniz kadar tüketebilirsiniz. Toplam 6-8 yemek kaşığı zeytinyağlı tercih edebilirsiniz. Ayrıca, sofraya şarküteri ve kabuklu deniz ürünleri yerine peynir, hindi füme ve taze sebzelerin koyulması daha sağlıklı bir başlangıç yapmanızı sağlayacaktır” dedi.

Kalın bağırsak kanserleri erken teşhisle önlenebilir

Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Osman Civil, kalın bağırsak kanserlerinin erken teşhisle önlenebileceğini vurgulayarak, “Poliplerin zamanında çıkarılması ve düzenli taramalar çok önemli, sağlıklı yaşam alışkanlıkları kanser riskini önemli ölçüde azaltıyor” dedi.

Prof.Dr. Gürdal: Erkeklerde meme kanserinde artış yüzde 25'leri buldu

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı'ndan Meme ve Endokrin Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Sibel Özkan Gürdal, "Farkındalığın az olduğu bir grup erkekler. Erkekler meme kanseri olma ihtimallerini hiç düşünmüyorlar, Halbuki erkekler meme kanseri olabilir. Azdır, yüzde 1-2'dir ama günümüzde bu artış yüzde 20-25'leri bulmaktadır. Meme kanseri eski yıllara göre erkeklerde daha fazladır" dedi.

TÜM HABERLER