Altın Kadar Değerli Bir Yağ: Zeytinyağı
SağlıkMetabolic balance® Türkiye temsilcisi Dr. Şengül Kocaağaç, kolesterol kontrolünden hücre yenilenmesine, kemik gelişiminden kanser riskinin azaltılmasına kadar birçok açıdan faydası olan zeytinyağını ele alıyor ve altın kadar değerli bir besin olan zeytinyağının, sağlığın anahtarı olduğunu vurguluyor.
Zeytinyağı, zeytin ağacının meyvesinden sıkılarak, hiçbir kimyasal işlem görmeden, katkı maddesi eklenmeden elde edilen, oda sıcaklığında sıvı olarak tüketilebilen yeşilimsi, sarımtırak renkte, sıvı bir yağdır ve doymamış yağ asitleri sınıfına girmektedir. Oda ısısında sıvı haldedir. Vücut için gerekli olan tekli doymamış yağ asitleri en çok zeytinyağında ve kolza tohumu yağında bulunur.
Zeytinyağı, yüksek oranda oleik asit içerir. Oleik asit, Omega-9’un öncüsüdür ve temel yağ asidi değildir. Vücudumuz, sınırlı miktarda da olsa temel yağ asitlerini kendisi üretebilir. Oleik Asit, temel yağ asitlerinin emilimini arttırdığı gibi, hücre zarlarının akışkan, yumuşak ve istikrarlı kalmasını da sağlar.
Oleik asit, zeytinde, rafine edilmemiş ham zeytinyağında, avokado, badem, yer fıstığı, susam yağı, antep fıstığı, fındık, fındık yağı, kanola yağı ve keten tohumu yağında bulunmaktadır. Kalp krizi ve damar sertliği riskini azalttığı gibi, kanserden korunmaya da yardımcı olmaktadır.
Zeytinyağında bulunan tokoferol (E vitamini) yağı ise antioksidan özelliktedir, ciltteki nem kaybını engeller, cildi yumuşatır ve pürüzsüzleştirir.
En zengin K vitamini kaynakları yeşil yapraklı sebzelerdir ama zeytinyağı gibi bitkisel yağlar da ikinci derecedeki önemli kaynaklardır.
Zeytinyağında aynı zamanda kalsiyumun tutulmasına katkıda bulunan A vitamini, D vitamini, az miktarda da fitoserol maddesi bulunur. Ayrıca zeytinyağında bulunan kalsiyum, fosfor, potasyum, kükürt, magnezyum, demir, bakır ve mineraller kemik gelişimini sağlar.
Sağlığın Anahtarı
Zeytinyağı kolesterol içermez. Aksine, kandaki kolesterol seviyesini düşürür. Kötü huylu kolesterolü düşürürken iyi huylu kolesterole dokunmaz. Halbuki diğer bitkisel yemeklik sıvıyağlar kötü huylu kolesterolle birlikte iyi huylu kolesterolü de düşürür.
Zeytinyağı kalp ve damar sağlığını korur, bağırsaklar tarafından en iyi emilen yağ olduğu için, bağırsaklardaki geçişi düzenler, kabızlığı önler. Oda sıcaklığında tüketildiğinde mide asidini azaltır; gastrit ve ülsere karşı koruyucu etkisi vardır.
Antioksidan maddeler içerdiğinden dolayı diğer yağlara göre daha yüksek sıcaklığa dayanıklıdır bu yüzden kızartmalar için de kullanılabilir. Kızartmalar için gereken ısı 140-180 C’dir. Sızma zeytinyağında bu ısı 220-230 C’ye kadar ulaşabilmektedir. Ayrıca, safra üretimini arttırıcı özelliği olduğundan dolayı sindirimi de kolaydır. Kemiklerin ve dişlerin gelişmesini, hücre ve dokuların yenilenmesini sağlar. Bebek bekleyen ve emziren anneler için iyi bir besin kaynağıdır.
Yaşamın ilk yıllarında beynin sağlıklı bir şekilde gelişebilmesi beslenmeyle doğrudan bağlantılıdır. Çocuk beslenmesinde yağlar yaşamsal bir rol oynar. Günde birkaç damla zeytinyağı bebeğin gelişimine büyük katkı sağlar. Zeytinyağı bu açıdan da vazgeçilmez bir besindir. İçerdiği lineoleik asit yüzdesi nedeniyle anne sütüne benzeyen zeytinyağı, inek sütüne karıştırıldığında anne sütüne yakın bir değer elde edilir. Kemik gelişimine olan katkısı sayesinde çocukların raşitizmden korunmasına da yardımcı olur.
Zeytinyağının içinde bulunan Oleiprine adlı madde sayesinde hücreler yenilenerek kansere karşı korunur. Bugün dünyanın en iyi kanser ilacı köpekbalığı kıkırdağıdır. Köpekbalığından çıkan SGUALENE adlı madde sızma zeytinyağında bol miktarda bulunur. Günde 100 cl. zeytinyağı tüketimiyle, köpekbalığı kıkırdağından elde edilebilecek oranda SGUALENE alınmış olur.
İlginizi Çekebilir
KIŞ AYLARININ KABUSU FİBROMİYALJİ KADER DEĞİL!
Halk arasında "yumuşak doku romatizması" olarak bilinen Fibromiyalji, özellikle kış aylarında adeta bir kabusa dönüşerek hastaların yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşürüyor. Uzmanlar, bu hastalığın kader olmadığını ve kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarıyla fibromiyaljiyi yönetmenin mümkün olduğunu belirtiyor.
Balkan Onkoloji Hastanesi ek binası inşaatına başlandı
Edirne'de Trakya Üniversitesi Edirneli hayırsever iş insanı Soner Çeker’in yaptığı bağışla Onkoloji Hastanesi ek binası inşaatına başlandı.
Yılbaşı öncesi 'kozmetik alkol' uyarısı; böbrek ve karaciğerde ciddi problemlere neden oluyor
Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Alkollü İçkiler Analiz Özel Gıda Kontrol Laboratuvarı Müdürü ve Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turgut Cabaroğlu, yılbaşı öncesi sahte içki uyarısında bulunarak "Laboratuvarımıza gelen numunelerin içerik analizini yaptığımızda ağırlıklı olarak kozmetik sektöründe ve dezenfektan adı altında kullanılan alkollerin, alkollü içki üretiminde kullanıldığını görüyoruz" dedi.
Uzmanından yılbaşı sofrası için sağlıklı beslenme önerileri
Sağlıklı ve lezzetli yeni yıl tabakları için önerilerde bulunan Uzman Diyetisyen Ege Ramadanoğlu, “Yemekleri yağda kızartarak değil; fırında, ızgarada, suda, buharda pişirebilirsiniz. Her çeşit mayonezsiz ve yağsız salatayı istediğiniz kadar tüketebilirsiniz. Toplam 6-8 yemek kaşığı zeytinyağlı tercih edebilirsiniz. Ayrıca, sofraya şarküteri ve kabuklu deniz ürünleri yerine peynir, hindi füme ve taze sebzelerin koyulması daha sağlıklı bir başlangıç yapmanızı sağlayacaktır” dedi.
Kalın bağırsak kanserleri erken teşhisle önlenebilir
Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Osman Civil, kalın bağırsak kanserlerinin erken teşhisle önlenebileceğini vurgulayarak, “Poliplerin zamanında çıkarılması ve düzenli taramalar çok önemli, sağlıklı yaşam alışkanlıkları kanser riskini önemli ölçüde azaltıyor” dedi.
Prof.Dr. Gürdal: Erkeklerde meme kanserinde artış yüzde 25'leri buldu
Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı'ndan Meme ve Endokrin Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Sibel Özkan Gürdal, "Farkındalığın az olduğu bir grup erkekler. Erkekler meme kanseri olma ihtimallerini hiç düşünmüyorlar, Halbuki erkekler meme kanseri olabilir. Azdır, yüzde 1-2'dir ama günümüzde bu artış yüzde 20-25'leri bulmaktadır. Meme kanseri eski yıllara göre erkeklerde daha fazladır" dedi.