Futbolun Gerçeklerin de Şaban Şenol Ve Sonrası
GündemŞaban ŞENOL
Futbolda hepimizin gönlünde yer etmiş kahramanlar vardır. kimi tuttuğumuz takımlarda, kimi milli takımlarda, kimi dünyaca ünlü kulüplerde bulunurlar. Kimi de doğup büyüdüğümüz, yaşadığımız yerlerin kulüplerinde... Malkara'da bir Şaban ŞENOL gerçeği vardı. Zannediyorum bu işle ilgili ilgisiz herkesin gönlünde yer etmiş ve sevilmiştir ŞabanŞenol. Ben kendimi bildim bileli Malkara'da yörücekli Şaban idolu vardı. Birçok kişi o'nu merak eder, örnek almaya çalışır, onun gibi oynamaya gayret gösterir, onun konuştuğu dilden beyanda bulunmaya çalışırdı. O, sportif başarılar kadar hayatının değişik alanlarında da gösterdiği başarılarla anılmış, takdir edilmiştir. En beğendiğim, en imrendiğim özelliklerinden biri, hayata, her ne olursa olsun pozitif olan bakış açısıydı. Hiçbir zaman hiçbir meselenin moralini bozmasına izin vermez, sürekli herkes için en güzel olanını arar bulurdu. Cesur ve gözü pek biriydi. Dost ve akraba canlısı olduğu kadar, çok da yardım sever biriydi. Bunları onunla ilişkili olan, tanıyan herkes bilir. Konu futbol oldu mu, Şaban Şenol'un yapmayacağı ya da yapamayacağı hiç bir şey yoktu. Bahsedildiği gibi kendini bu spora adamış olan Şenol, yıllarca sportif başarılarla dolu aktif futbolculuğu yanı sıra; birçok organizasyonda, Sosyal etkinlikte, kurumsal örgütlenmelerde ve Malkara futboluna faydalı olacak çalışmalarda, öncü olmuş, hiçbir fedakarlıktan geri kalmamıştı. Aklına bir şey geldiği zaman, asla ertelemez hemen o işin peşine düşerdi. Bu özelliğine, yeri gelmişken Aramızda geçen küçük bir anıyı sizinle paylaşarak örneklendirmek istiyorum. yaklaşık 8-9 yıl önce, Gecenin yarımıydı. Sessizliğin tamamen hakim olduğu bir anda telefon acı acı çalıyordu. Çok korkmuştum. ''Bu saatte kim olabilir ki'', ''kesin kötü bir şey oldu.'' gibi düşünceler beynimin içinde birbirine çarpıyordu. telefonu yedinci zil çalışında elime alabildim. Baktım. Numara kayıtlı değil, isim çıkmıyor. Kalbimin atışları hızlanmaya başladı. Nihayet üzerimdeki sersemliği atıp telefonu açtığımda: _''Kayınço nabıyon ?'' diye bir ses. Şaban Şenol'un sesiydi. Ama bende numarası kayıtlıydı ismi neden çıkmamıştı. _''İyi enişte sen nabıyon, hayırdır bu saatte, maç mı var yoksa?'' diye takıldım. _''Yok kayınço. Hazır ol! bir iş üzerinde koşturuyordum, bugün de İstanbul'a geldim yetkili kişilerle görüştüm. Benden fazla teminat da almayacaklar, bağlantıları yaptım. _''Enişte ne var dilinin altında?'' _''Sen elimiz ayağımız olacaksın. Bürokrasi, muhasebe, işleri senin. Biz de halkla ilişkiler ve sportif ayağında işi götürücez.'' _''ya! söyle artık neymiş bu iş çatladım.'' _''Koçum! Galatasaray futbol okulu kuruyoruz. plan hazır. Malkara adamakıllı tesis görecek. Gör bak ne futbolcular yetiştiricez .'' Zihnimde hızlı bir tasarlama yapmadan, İlk aklıma gelen: _''Ben fenerliyim'' diyebildim şaşkınlıktan. Sohbet koyulaşınca, konuşmamızın sabaha karşı 04 'de bittiğini fark ettim. Bu meselenin sonucu ile alakalı ayrıntılara girerek sizleri sıkmak istemem. Burada vurgu yapmak istediğim şey; aklına gelen plan, program, düşünce her neyse, o işe doğru, daha yürümeden koşmaya başlar, istediği sonuca ulaşmak için gösterilmesi gereken çabayı vakti saati ne olursa olsun hemen icra etmeye başlardı.Kısa Biyogrofisi
Şaban ŞENOL; 1962 yılında Yörücek köyünde doğdu. Dört kardeşin en küçüğü olup Şenol ailesinin özüydü. Spor tutkunu ve futbol aşığı bir ailenin ferdiydi. Nitekim Ağbisi Recep ŞENOL İstanbul kulüplerinde uzun yıllar amatör ve profesyonel futbol oynadı. belli bir zaman sonra da spor dan ve futboldan kopamayarak futbola olan sevgisini birçok kulüpte yöneticilik yaparak gösterdi. Halen Malkara Veteranlar futbol takımının başkanlığını yapmaktadır. Şaban ŞENOL , küçükten meraklandığı futbola, resmen 1980 yıllarında Camiatik Doğansporda başladı. Kendini burada ispatladıktan sonra 1985 yılında Doğanspor'un Malkara gençlik ile birleşmesi sonucu üçüncü ligde Malkaraspor'da profesyonel olarak oynamaya başladı. Burada uzun yıllar profesyonel olarak oynadı ve kaptanlığını yaptı. Futbolunun zirvesine çıkarak Başarılı sezonlar geçirdi. Daha sonra amatöre dönerek Muratlı Arzuluspor , Kozyörükspor ve Malkara Anadolu Lisesi'nin kaptanlığını yaptı. Yaşı ilerlediğinde o da ağbisi gibi kopamadı futboldan, birlikte 40 yaş üstü Malkara Veteranlar futbol takımını hayata geçirip yıllarca Şaban ŞENOL'UN kaptanlığında Trakya Veteranlar Liginde oynadılar. Tüm bu başarıların gizli kahramanlarından hayat arkadaşı eşi müberra hanım vardı. Onu bu konuda her zaman destekledi ve bir çok maçlarına bizzat giderek desteğini esirgemedi. sporcu ailenin aktif olarak oynamaya devam eden Rahmetlinin Yeğeni Uğurcan ŞENOL! ondan bahsetmeden olmaz! şu anda futbola Malkarasporda devam ediyor. onu Şaban'ın veli ahtı olarak görüyorum futbola olan merakı ve bir çok kulüpte gösterdiği başarılı performans bunun sinyalini veriyor. Eminim o da bu sorumluluğu üzerinde layıkıyla taşıyacaktır, bize oyunuyla, duruşuyla rahmetliyi fazlasıyla hatırlatacaktır. Şaban ŞENOL! Hayatının son gününde Yörücek Mahallesinin kaptanlığını yaptı.Son Gün
Tarih: 12.06.2016 pazar. Hava çok sıcak nefes bile almakta zorlanıyorduk. Böyle bir günde Yörücek-Erenlerspor arasında Malkara Belediyesinin düzenlediği mahalleler arası futbol müsabakası vardı. Yörüceksporun muhakkak yenmesi lazım yani puana ihtiyaç vardı. Maç dengeli başladı, karşılıklı ataklardan sonra yörücekspor, oyuna ağırlığını koydu ve Şaban ŞENOL'UN bir de gol atarak güzel oyununu taçlandırmasıyla maçı kazanmasını bildi. Bu maçta ŞENOL, defalarca faule maruz kalmış, en son burnuna ağır bir darbe almıştı. Bir süre kanama ve ağrı sebebiyle sağlık görevlileri tarafından tedavisi için saha kenarına alınmıştı. bir kaç dakikalık sersemlikten sonra, etrafına ateş saçarcasına beni niye kenara aldınız, ne işim var burda, ben sahaya giriyorum diye bağırarak kendini saha içine attı ve ilk pozisyonu takip etmeye başlamıştı. Herkeste aynı şaşkınlık ifadesi ile birlikte dudaklarının arasında şu ifade duyuluyordu: ''Helal olsun be!. Adama bak bu yaşta bu hırs, bu mücadele. Nasıl oluyor bu.'' Oluyor işte! Bahsettiğimiz bu adam: 54 yaşındaydı , takımının kaptanı ve en fazla mücadele eden maestrosuydu. Evet, demiştik ya pes etmeyi hiç mi hiç bilmez amacına, hedefine doğru belki de canı pahasına giderdi. Şaban ŞENOL'un Muhteşem mücadelesi ve takımını ateşlemesi sonucunda Yörücek, anlamlı ve umut veren bir galibiyet almıştı. Herkes çok sevinmiş özellikle Şaban'ı tebrik etmek için sıraya girmişlerdi. Dinlendikten sonra bir sonraki maçı tatlı bir yorgunlukla seyretmeye daldılar. Seyrederken de, Yörücek Mahallesinin ileri gelenlerinden ve Şaban ŞENOL'UN ağbisi Recep ŞENOL, Muhtar Saim gibi daha bir çok ismin öncülüğünde organizasyon yapılmış, mükemmel bir piknik sofrası kurulmuştu. Hem eğlendiler hem dinlendiler . Herkes Şaban'a:'' bir şeyin var mı? seni hastaneye götürelim ağır darbe aldın.'' diyordu. Ama nafile bilen bilir O hep söylediği lafını tekrarlıyordu : ''Bana bir şey olmaz nolur bu darbeden böyle şeylerden yıkılacak adam değiliz biz koçum'' diyordu. Diğer maç ta bitmişti, artık yola çıkma zamanı gelmişti. Güle oynaya Sağlamtaştan Malkara'ya varıldıktan sonra kimi köye gitti kimi de kasabada kaldı. Şaban, o gün Türkiye'nin, Euro 2016 elemelerinde grubunda Hırvatistanla oynadığı ilk maçını da seyrettikten sonra Yörücekte yapılacak işlerle de meşgul olmuş, saman balyası taşımış veya taşıtmıştı, hiç bir işini aksatmazdı. Bu işlere de herkesten önce yetişir hallederdi. Şöyle bir şey söylesem abartmış olmam; Yöremizde, Futbolla hiç bir ilgisi olmayan en iyi çiftçiden daha iyi bir çiftçi ; Futbolu en iyi ben bilir ve oynarım diyen futbolcudan da çok ama çok daha iyi bir futbolcuydu tam bir futbol delisiydi. Gücü, yeteneği, zekası onu meşgul olduğu alanlarda hep ön planda tutmuştu. Yine çarcabuk o işlerini de toparlamış. Evinde biraz dinlendikten sonra kahveye çıkmış, çaydır, sohbettir şakalaşmadır derken, vakit geçirmeye başlamıştı. Şaban, iki veya üç arkadaşının olduğu Masada oturup sohbet ederken kahvecinin yanlarından geçtiği anda ona seslendi : ''Hani su getirecektin? beni takmıyor musun yoksa..'' diyerek seslendi. Kahveci de: ''Kalk al oğlum. Uşağın mı var çeşme de orda; bardak ta.'' karşılığını vererek onun takılmasına aynı yönde karşılık vermiş ve şakalaşmışlardı. Şaban kahvenin ocak tarafına tezgaha doğru yönelmiş çeşmeden suyunu doldurup içmeye başlamıştı. Çok değil bir kaç saniye geçmemişti ki tezgahın arkasında ses duyuldu. Başta kahveci ocağın yanına gelip baktıklarında; o koca çınar yıkılmış yaşam savaşı vermeye başlamıştı. Hastaneye getirilmiş ve büyük çabalar gösterilmiş, yaşama dönmesi için doktorlar ve personelce umutla beklenirken, dışarıda muazzam bir kalabalık verilecek güzel bi haberin bekçiliğini yapmaya başladı. Kimse bunu kendine konduramıyor böyle bir şeyin olabileceğine ihtimal bile vermiyordu. Nasıl olurdu ki bugün yörücek takımında oynamış büyük bir mücadele örneği göstermiş golünü bile atmış ve sonrasında gündelik işlerine dönmüş dimdik ayakta yine neşeli yine dinç....Daha bir saat önce arkadaşlarıyla sakalaşmış eğlenmiş . Olamazdı, mümkün değildi böyle bir şey . Yani: '' nasıl olur'', ''az önce birlikteydik'', ''telefonda konuştuk bir şeyi yoktu'' , mırıltıları arasında bekleşirken : Maalesef ki O duymak istemediğimiz , kafamıza balyoz gibi düşen haber gelmiş, hak tecelli etmişti. Sonrası nı anlatamam, Ailesinin yaşadıklarını... Allah gani gani rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun. Aramızdan ebedi ayrılmasına, toprağa defnederken inanmış, bu durumu ancak o zaman kabullenebilmiştim. Cenazesinde şuna hep birlikte şahit olduk ki : Evrensel bir çekiciliği olan futbol, Şaban ŞENOL'A nice dostlar, arkadaşlar kazandırmış ve son görevde yine tam kadro bir araya gelmişlerdi. Türkiye'nin dört bir yanından hatta yurtdışından gelenlerin olduğunu gördük. Birbirine bağlı spor sevdalısı aileden geride kalan, spor bayrağını taşımaya devam eden yönetici olarak Recep ŞENOL ve futbolcu oğlu, Uğurcan ŞENOL kalmıştı. Uğurcan ŞENOL da şu an rahmetli amcasının yıllarca oynadığı takıma hizmet vermeye devam ediyor Malkaraspor için ter döküyor. Onlar şimdiden sonra yaptığı işlerin sorumluluğunu daha fazla alıyor ve bunun Malkara için gerekli olduğu bilincini taşıyorlar. Bu bağlamda Şaban Şenol'u her platformda anarak onu ve onun başarılarını yaşatarak örnek olmaya çalışıyorlar. Recep ŞENOL' un takdire şayan şu beyanını da paylaşmadan geçemeyeceğim: ''Özümüze sahip çıkalım. Özüne sahip çıkmayan kendine yabancı kalır.''ŞABAN ŞENOL SONRASI
Rahmetli Şaban Malkara'da bir ekol oldu. Ardından, kendisinden ve içinde olduğu hayatını adadığı belki de uğrunda öldüğü futboldan daha çok konuşulmaya başlandı. Adına ve anısına; organizasyonlar yapılmaya, turnuvalar düzenlenmeye başlandı. Futbol adına bunu son derece olumlu ve umut verici buluyorum. Bu akımı enerjiye çevirip sonucunda güzel kazanımlar elde edilebileceğini düşünüyorum. Mesela bugünlerde, Şaban ŞENOL ve Salim YENER anısına Malkara Kaymakamlığı'nın düzenlediği halı saha futbol turnuvası var. Yanılmıyorsam katılım da önceki turnuvalara göre oldukça yüksek. 30 kadar takım turnuvaya katılmış. Gördüğümüz kadarıyla genci yaşlısı, köylüsü kentlisi herkes bu futbol duayenleri anısına oradalar , onların isimleri hatırına ter döküyorlar. Bu takımlarda öyle yetenekli, meraklı arkadaşlar vardır ki, işte tam bu noktada Futbolun başındaki etkili, yetkili, öncü kişilerine büyük görev ve sorumluluk düşmektedir. Yetenekleri belirleme, deneme ve kazanma sürecini çok iyi işlemeleri lazım. Buna Malkaramızın ihtiyacı var. Daha nice Şaban ŞENOLLARIN yetişmesi için Malkaraspora değer kazandırmak için bu tür etkinlikleri fırsata dönüştürmeliyiz. Bu manada bu turnuvayı düzenlemede emekleri olan Malkara Kaymakamlığına, Sorumlu Göksel Beye, Şaban Şenolun abisi ve Malkara Veteranların Başkanı olan Recep Şenol'a ayrıca teşekkürü borç bilirim. Güzel amaçlara,heveslere, ortamlara vesile oluyorlar. Sosyal etkinlik açısından kısıtlı olan Malkaramızda böyle faaliyetler oldukça; oynayanı, seyircisi, habercisi ve en önemlisi az evvel ifade ettiğim gibi oyuncu kazanmak adına yöneticilerimize güzel bir meşgale olacaktır. Umarım ilgili olan kişi ve kurumlar gerekli hassasiyetleri göstererek Malkaramızı tekrar profesyonel liglere kavuştururlar. Bu, kentimizin tanıtımına, sosyal ve ekonomik kalkınmasına, gençlere daha çok örnek ve teşvik olmasına büyük katkı sağlayacaktır.Gençler
Özellikle gençlere de buradan seslenmek istiyorum! Bakın rahmetli Şaban 54 yaşında öldüğü güne kadar futbol oynadı. Son maçını oynadı ve son golünü attı takımı, köyü için. Neden? futbola olan aşkı ve bu yönde örnek olma, teşvik etme düşüncesi olduğu için. Mesaj vermek, ders vermek istiyordu. Sizlere çok değer verir, çok severdi. Şimdiki imkanların eskisinden çok daha güzel, çok daha kolay olduğundan bahseder , sürekli Malkara'nın futbol imalatçısı olmasını isterdi. Bunda mutlaka sağlanan imkanlar, olanaklar özendirici faaliyetler önemli yer tutuyor ama biraz da sizin kendi elinizde değil mi bazı şeyler? Kahvelerde, barlarda vb. yerlerde takılmayın demeyeceğim. Sadece biraz daha aktif olun belli günler kendinizi meraklı veya yetenekli olduğunuz dalda spora verin. Playstation oynayarak almaya çalıştığınız keyfi bir de gidin sahada deneyin, ter atın. Benzer mi hiç bir işin kendisini gerçeğini yapmak varken yapmacığı , sunisiyle monotonlaşmaya. Orda paylaştığınız ortak hisler, duygular hedefler eylemler var . Her şey doğal, yapmacık bir şey yok. Sahaya girdiğin zaman yeşile ayak bastığında , eğer saha çimse mis gibi çimen kokusunu içine çektiğinde, değil o andaki arkadaşlarına dünyaya bakış açın değişiyor. Orda eşitlik, kardeşlik gönül hoşluğu var. Kandırmaca, aldatmaca, düzmece,kurmaca, yalan dolan, birbirini çekiştirmece yok. Kramponlarını ya da spor ayakkabılarını giydiğinde statü farkı, üstünlük, büyüklük, amirlik memurluk yok tek kelimeyle hayat var, mutluluk var. Bu ortamlara da hayatınızda önemli yerler verin hiç bir şey kaybetmeyecek aksine bir çok şey kazanacaksınız. Daha çok zindelik, daha çok fiziksel gelişim, daha çok iletişim, daha çok arkadaş ve daha çok mutluluk.... Amacımız rahmetli Şaban ŞENOL'U daha fazla ve farklı dillerde dualara katabilmek, özdeşleştiği, miras olarak bıraktığı, futbol ve spora daha fazla merakla ilgi uyandırabilmekti. Allah rahmet eylesin Mekanı cennet olsun, Allah başta ailesine ve tüm sevdiklerine sabırlar versin. Bu güzel insan ve tüm, ebedi aleme göç etmişlerin ruhlarına EL_ FATİHA... [masterslider id="6"]İlginizi Çekebilir
'TCG Enez' gemisi, Tekirdağ'da ziyarete açıldı
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında Tekirdağ sahiline demirleyen, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı mayın avlama gemisi 'TCG Enez', ziyarete açıldı.
Kuruma noktasına gelen Naip Barajı'nda doluluk yağışlarla birlikte yüzde 22'ye yükseldi
Tekirdağ'ın Süleymanpaşa ilçesinin suyunu karşılayan ve yüzde 1'in altına düşerek ölü seviyeye gelen Naip Barajı'nda son yağışlarla birlikte doluluk oranı yüzde 22'ye yükseldi.
Edirne’de hububatta ‘kök çürüklüğü’ hastalığı görüldü
Türkiye Tarım Danışmanları Derneği (TAR-DER) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Uzman Tarım Danışmanı Ziraat Yüksek Mühendisi Lütfü Açar, Edirne’de buğday ekilişlerinde ‘kök çürüklüğü’ hastalığının görüldüğünü söyledi. Üreticileri hastalığa karşı uyaran Açar, “Edirne’de bu üretim sezonunun hububat üretimi için her ne kadar uygun gittiği söylense de maalesef ılık tabir edilebilecek bir kış dönemi yaşandı. Bu iklim şartlarında, kısmen erken ekilen ve özellikle erkenci çeşitlerde ciddi denilebilecek şekilde ‘kök çürüklüğü’ etmenleri görülmüştür" dedi.
Bakan Gürlek: Şüpheli hiçbir vaka unutulmaya terk edilmeyecek
Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Güncel olarak başta Gülistan Doku, Rojin Kabaiş, Rabia Naz vakası olmak üzere çözümlenmeyi bekleyen ya da kamuoyunun yakından takip ettiği tüm hadiseler üzerine kararlılıkla gidilecektir. Hiçbir adli vaka, sahipsiz değildir. Şüpheli hiçbir vaka unutulmaya terk edilmeyecektir. Devlet, adaletin tecellisi için gereken tüm imkanları seferber etme iradesine sahiptir" dedi.
Çanakkale Kara Savaşları'nın 111'inci yıl dönümünde şehitler anıldı
ÇANAKKALE Kara Savaşları'nın 111'inci yıl dönümünde şehitler ve hayatını kaybeden yabancı askerler, Şehitler Abidesi'nde törenle anıldı.
İran, Umman Denizi'nde bir konteyner gemisini hedef aldı
İran güçlerinin, Umman Denizi'nde uyarıları dikkate almadığı gerekçesiyle bir konteyner gemisine ateş açtığı bildirildi.