© Malkara Haber © 2023

Kırmızı etten sonra bir uyarı da balık için! Aynı tehlike

Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu anlattı. Av sezonuyla birlikte balık tezgahları yeniden doldu. Balık çok zengin bir protein kaynağı ancak büyüdükçe metal yoğunluğu artıyor. Bu nedenle küçük balıkları tüketmekte fayda var.

Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, başta balık olmak üzere beyaz etteki risk faktörlerine dikkat çekti ve bu konuda şunları söyledi: 

Balık çok zengin bir protein kaynağı. Ancak balıkta ağır metaller var. Denize akan kanalizasyonlar nedeniyle balıklarda kinolon grubu antibiyotik çıkıyor. Okyanuslarda ortalama 150 milyon ton plastik var ve balıklarda da plastik çıkıyor. Çünkü balıklar denizde plastikleri yutuyor.

"ETTEKİ RİSK, PALAMUTTA DA VAR"

Dolayısıyla balık büyüdükçe ağır metal (kurşun, civa, alüminyum) yoğunlukları artıyor. Bu da etteki risk, palamutta da var anlamına geliyor. Sularımızdaki en güvenli balıklar küçük balıklar. Hamsi, istavrit gibi… Büyük balık tüketmek istiyorsanız, en güvenli balıklar Kuzey denizlerinden gelen balıklardır. Yani soğuk deniz balıklarında metal yoğunluğu riski yok denecek kadar azdır. Norveç somonu gibi omega 3 bakımından da hayli zengin olan balıklar güvenle tüketilebilir.

ZEHİRLENMELERE DİKKAT!

Balıktaki en büyük risk balık zehirlenmesidir. Balığı yedikten kısa bir süre sonra kişi bir anda kıpkırmızı olur ve tansiyon düşer. Bu hastanede acil müdahale gerektiren bir tablodur. Beklemiş balık zehirlenmesi diye adlandırdığımız bu tür zehirlenmelere en çok ton balığı tüketimlerinde rastlıyoruz. Nedeni de marketlerden alınan konserve ton balıklarının açıldıktan sonra hemen tüketilmemesinden kaynaklanıyor. Aynı şekilde dışarıda yenilen ton balıklı salatalara da çok dikkat edilmelidir. Restoranlar genellikle sanayi tipi konservelerde aldıkları ton balıklarını hemen tüketmeyebiliyor. O nedenle ton balıklı ürünlere daha dikkatle yaklaşmak gerekiyor. Tezgahtan alınan balığı da hemen pişirmek gerekir, derin dondurucuda bir aydan uzun bekletilmemelidir.

EN RİSKLİ ET TAVUK

Dışarıda yenilecek en riskli et ürünü tavuktur. Besin zehirlenmelerine de en çok dışarıda tüketilen tavuklar neden olur. Çünkü tavuğun çok iyi pişirilmesi gerekir, etinde pembelik kalmamalıdır. Ama baharat ve soslarla, pişmemiş tavuklar pişmiş gibi sunulabildiği için ciddi boyutlara varabilen zehirlenmelerle sonuçlanabiliyor.

ÇOCUKLARINIZA HAMBURGER VE DÜRÜM YEDİRMEYİN

Besin zehirlenmesi çoğunlukla toksinlerle oluşur. Bunların çoğu da proteinli gıdalardan, hayvansal ürünlerden geçer. Hayvansal ürünler eğer dışarıda yenilecekse çok güvenilir yerlerde yenmelidir. Özellikle hamburger, et dürüm, tavuk dürüm gibi yiyecekler risklidir. Hastalıklı hayvanların kesilmesi ve tüketime girmesi gibi riskler olabilir. O nedenle çocuklarınıza dışarıda ucuz hamburger ve dürüm kesinlikle yedirmeyin.

EN GÜVENLİ YİYECEK: YOĞURT

Güvenle tüketilecek besinlerin başında ise yoğurt geliyor. Hiçbir hastalığa yol açmaz. Tam tersine hastalıkları engeller ve hastalık tedavisinde de kullanılır. Mayalanan yoğurt, içinde bakteri barındırmaz. Güvenle tüketilebilir. Tabii son kullanım tarihine dikkat edilerek.

PASTÖRİZE SÜTÜ AÇAR AÇMAZ TÜKETİN!

Okulların açılması ile birlikte, beslenme saatlerindeki yiyeceklere de dikkat edilmeli. Çocuklarınızı ve okul yönetimini uyarın. Eğer beslenme saatlerinde okulda açık süt servisi yapılıyorsa, çocuklarınıza o sütü içirmeyin. Pastörize sütü kapağını açar açmaz tüketin, asla bekletmeyin. Kaynağı belli olmayan peynir ve taze peynirleri çocuklarınıza yedirmeyin. (Mynet)

İlginizi Çekebilir

KIŞ AYLARININ KABUSU FİBROMİYALJİ KADER DEĞİL!

Halk arasında "yumuşak doku romatizması" olarak bilinen Fibromiyalji, özellikle kış aylarında adeta bir kabusa dönüşerek hastaların yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşürüyor. Uzmanlar, bu hastalığın kader olmadığını ve kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarıyla fibromiyaljiyi yönetmenin mümkün olduğunu belirtiyor.

Balkan Onkoloji Hastanesi ek binası inşaatına başlandı

Edirne'de Trakya Üniversitesi Edirneli hayırsever iş insanı Soner Çeker’in yaptığı bağışla Onkoloji Hastanesi ek binası inşaatına başlandı.

Yılbaşı öncesi 'kozmetik alkol' uyarısı; böbrek ve karaciğerde ciddi problemlere neden oluyor

Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Alkollü İçkiler Analiz Özel Gıda Kontrol Laboratuvarı Müdürü ve Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turgut Cabaroğlu, yılbaşı öncesi sahte içki uyarısında bulunarak "Laboratuvarımıza gelen numunelerin içerik analizini yaptığımızda ağırlıklı olarak kozmetik sektöründe ve dezenfektan adı altında kullanılan alkollerin, alkollü içki üretiminde kullanıldığını görüyoruz" dedi.

Uzmanından yılbaşı sofrası için sağlıklı beslenme önerileri

Sağlıklı ve lezzetli yeni yıl tabakları için önerilerde bulunan Uzman Diyetisyen Ege Ramadanoğlu, “Yemekleri yağda kızartarak değil; fırında, ızgarada, suda, buharda pişirebilirsiniz. Her çeşit mayonezsiz ve yağsız salatayı istediğiniz kadar tüketebilirsiniz. Toplam 6-8 yemek kaşığı zeytinyağlı tercih edebilirsiniz. Ayrıca, sofraya şarküteri ve kabuklu deniz ürünleri yerine peynir, hindi füme ve taze sebzelerin koyulması daha sağlıklı bir başlangıç yapmanızı sağlayacaktır” dedi.

Kalın bağırsak kanserleri erken teşhisle önlenebilir

Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Osman Civil, kalın bağırsak kanserlerinin erken teşhisle önlenebileceğini vurgulayarak, “Poliplerin zamanında çıkarılması ve düzenli taramalar çok önemli, sağlıklı yaşam alışkanlıkları kanser riskini önemli ölçüde azaltıyor” dedi.

Prof.Dr. Gürdal: Erkeklerde meme kanserinde artış yüzde 25'leri buldu

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı'ndan Meme ve Endokrin Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Sibel Özkan Gürdal, "Farkındalığın az olduğu bir grup erkekler. Erkekler meme kanseri olma ihtimallerini hiç düşünmüyorlar, Halbuki erkekler meme kanseri olabilir. Azdır, yüzde 1-2'dir ama günümüzde bu artış yüzde 20-25'leri bulmaktadır. Meme kanseri eski yıllara göre erkeklerde daha fazladır" dedi.

TÜM HABERLER