© Malkara Haber © 2023

Ruam Geçici Önlemlerle Yok Edilebilecek Bir Hastalık Değildir

İstanbul Rumeli Üniversitesi Rektörü ve aynı zamanda veteriner hekim olan Prof. Dr. Tamer Dodurka, Adalarda atla taşımacılığın üç ay değil, süresiz olarak sonlanması gerektiğini söyleyerek; “Ruam hayvan sağlığı kadar insan sağlığı için de bir tehdittir,” dedi.

“Ruam, Burkholderia mallei isimli bir bakterinin neden olduğu at, eşek, katır gibi tek tırnaklı hayvanlardan insanlara ve kedi köpek gibi hayvanlara bulaşabilen tedavisiz %90-95, tedaviye rağmen ise %40-50 oranında ölüme yol açabilen tehlikeli bir hastalıktır,” diyen İstanbul Rumeli Üniversitesi Rektörü, Veteriner Hekim Prof. Dr. Tamer Dodurka, Büyükada’da bu hastalığı görülmesi ilk olmadığı gibi bu koşullar devam ettiği sürece son da olmayacağını sözlerine ekledi.

İstanbul Büyükada’da durum ve çözüm yöntemi

“Maalesef Ruam nedeniyle bu semtimizde insan ve hayvan sağlığı sürekli risk altındadır. İnsanlara bulaşmamış olması bir şanstır ama bu şansın her zaman olamayacağı bir gerçektir.  Adalarda bu hastalığın yayılması için her türlü koşul vardır. Atların sağlıksız ortamlarda bakılması, ağır işte çalıştırılmaları, kalitesiz ve zor yaşam koşulları, yanı başlarında verilmesi gereken klinik hizmetlerinden mahrum olmalarının yanı sıra insanlarla yakın temasları ve ada içerisinde dolaştırılmaları bu hastalığa ortam hazırlamaktadır.

Ruam’a karşı bir aşı yok. Adalarda üç ay süreyle atla taşımacılığın engellenmesi çözüm olmayacaktır. Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü Ruam’dan korunma amacıyla, ülkeye sokulmak istenen atlara en az altı ay karantina uygulanmasını önermektedir. Adalarda kalıcı ve çabuk çözüm için ise yapılması gereken tek şey atla taşımacılığa hemen son verilmesidir,” diyen Prof. Dr. Tamer Dodurka sözlerine; “Orada geçimini bu yolla sağlayan vatandaşlarımıza başka geçim yollarının temin edilmesi konusunda devletimiz aciz değildir,” diye devam etti.

Ruam’da bulaşma

Prof. Dr. Tamer Dodurka; “Meslek icabı ya da hobi olarak atla uğraşanlarda bu hastalık önemli bir risk faktörüdür. Bulaşma, hasta hayvana doğrudan temas eden yaralı ya da tahriş olmuş el, kol veya yüz derisinden, ağız, burun ve göz mukozalarına yoğun bakteri sirayetinden ya da enfeksiyonun yoğun olduğu ortamlarda akciğerlere soluma yoluyla olabilmektedir. Bakteri bazı koşullara bağlı olarak dış ortamda da bulunabilmektedir. Atlarda gizli (fark edilebilir bir belirti vermeyen) enfeksiyonlar halinde seyredip düşük de olsa insanlar için risk oluşturabilir. Yiyecek ve sular vasıtasıyla da bulaşma olabilir. İnsandan insana bulaşması ise nadirdir. Bulaşmadan sonra 1-14 gün içinde akut form ortaya çıkar ve tedavi edilmeyenlerde ölüm 10-30 gün içerisinde şekillenir. Kronik formun ortaya çıkması ise 12 haftayı bulabilir.

Ruam biyolojik savaş aracı olarak da kullanılabilen tehlikeli bir hastalıktır. Ruam hastalığının etkeni olan B. Mallei özellikle biyolojik silah olarak çeşitli savaşlarda kullanılmış ve halen kullanılma olasılığına karşı ABD’de halk sağlığı uzmanları alınacak önlemleri çalışmaya devam etmektedirler.

Dünyadaki ve ülkemizdeki yaygınlığı

Ruam bir zamanlar dünya çapında yaygınken atların ulaşım aracı olarak kullanımının azalması ve hastalığı saptayan teşhis yöntemlerinin gelişmesiyle tehdit olmaktan çıkarılmış hatta birçok gelişmiş ülkede tamamen yok edilmiştir. Ülkemizde zaman zaman da olsa insan sağlığını tehdit etmeye devam etmektedir.” Diye sözlerini noktalarken, Ruam’ın ihmale gelmeyeceğinin altını bir kez daha çizdi.

Erdi Kuru

 

 

İlginizi Çekebilir

KIŞ AYLARININ KABUSU FİBROMİYALJİ KADER DEĞİL!

Halk arasında "yumuşak doku romatizması" olarak bilinen Fibromiyalji, özellikle kış aylarında adeta bir kabusa dönüşerek hastaların yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşürüyor. Uzmanlar, bu hastalığın kader olmadığını ve kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarıyla fibromiyaljiyi yönetmenin mümkün olduğunu belirtiyor.

Balkan Onkoloji Hastanesi ek binası inşaatına başlandı

Edirne'de Trakya Üniversitesi Edirneli hayırsever iş insanı Soner Çeker’in yaptığı bağışla Onkoloji Hastanesi ek binası inşaatına başlandı.

Yılbaşı öncesi 'kozmetik alkol' uyarısı; böbrek ve karaciğerde ciddi problemlere neden oluyor

Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Alkollü İçkiler Analiz Özel Gıda Kontrol Laboratuvarı Müdürü ve Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turgut Cabaroğlu, yılbaşı öncesi sahte içki uyarısında bulunarak "Laboratuvarımıza gelen numunelerin içerik analizini yaptığımızda ağırlıklı olarak kozmetik sektöründe ve dezenfektan adı altında kullanılan alkollerin, alkollü içki üretiminde kullanıldığını görüyoruz" dedi.

Uzmanından yılbaşı sofrası için sağlıklı beslenme önerileri

Sağlıklı ve lezzetli yeni yıl tabakları için önerilerde bulunan Uzman Diyetisyen Ege Ramadanoğlu, “Yemekleri yağda kızartarak değil; fırında, ızgarada, suda, buharda pişirebilirsiniz. Her çeşit mayonezsiz ve yağsız salatayı istediğiniz kadar tüketebilirsiniz. Toplam 6-8 yemek kaşığı zeytinyağlı tercih edebilirsiniz. Ayrıca, sofraya şarküteri ve kabuklu deniz ürünleri yerine peynir, hindi füme ve taze sebzelerin koyulması daha sağlıklı bir başlangıç yapmanızı sağlayacaktır” dedi.

Kalın bağırsak kanserleri erken teşhisle önlenebilir

Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Osman Civil, kalın bağırsak kanserlerinin erken teşhisle önlenebileceğini vurgulayarak, “Poliplerin zamanında çıkarılması ve düzenli taramalar çok önemli, sağlıklı yaşam alışkanlıkları kanser riskini önemli ölçüde azaltıyor” dedi.

Prof.Dr. Gürdal: Erkeklerde meme kanserinde artış yüzde 25'leri buldu

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı'ndan Meme ve Endokrin Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Sibel Özkan Gürdal, "Farkındalığın az olduğu bir grup erkekler. Erkekler meme kanseri olma ihtimallerini hiç düşünmüyorlar, Halbuki erkekler meme kanseri olabilir. Azdır, yüzde 1-2'dir ama günümüzde bu artış yüzde 20-25'leri bulmaktadır. Meme kanseri eski yıllara göre erkeklerde daha fazladır" dedi.

TÜM HABERLER