© Malkara Haber © 2023

TEKEL’İN ÖZELLEŞTİRİLMESİ BÜYÜK BİR VURGUNDUR

Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer , Tekirdağ’da faaliyet gösteren içki fabrikasının kapatılmasına tepki gösterdi. Yüceer, “86 yıllık bir üretim geleneğinin basit bir kararla başka bir ile taşınması, üreticisinden, nakliyecisine tedarikçisinden tacirine yüzlerce kişinin işinden edilmesi, nasıl yalnızca kar odaklı, acımasız neoliberal bir düzende yaşadığımızın göstergesidir” dedi. Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer yaptığı yazılı açıklamasında, Türkiye’de 2002 sonrasında uygulanan özelleştirme politikasıyla Devletin milletle beraber kurduğu fabrikaların tümünün neredeyse peşkeş çekildiğini ve başlı başına bir özelleştirme skandalı olan Tekel’in içki bölümünü satışının bu haraç mezat satış anlayışının en belirgin örneği olduğunu belirtti. Yüceer, “AKP hükümetlerinin iş başında olduğu son 15 yılda 125 büyük özelleştirme yapıldı. Diğer küçük özelleştirmelerle birlikte toplam 59 milyar dolar gelir elde edildi. 80 yılda elde edilen Cumhuriyet eserlerini 15 yılda satıp açıklar kapatılmaya çalışıldı ama buna rağmen Türkiye'nin iki yakası bir araya gelmedi” dedi. TEKEL’İN ÖZELLEŞTİRİLMESİ BÜYÜK BİR VURGUNDUR Zamanın Maliye Bakanı Unakıtan’ın “babalar gibi satarız” söylemiyle hatırlanan TEKEL'in Alkollü İçkiler Bölümü satışının devletin birikimlerinin nasıl çarçur edildiğine ilişkin açık bir örnek olduğunun altını çizen Yüceer, “2004'te Nurol, Limak, Özaltın ve Tütsab şirketlerinden oluşan konsorsiyumun oluşturduğu Mey İçki'ye devredildi. Mey İçki, TEKEL'in 17 fabrikası ve çeşitli taşınmazları ile stoklarına 292 milyon dolara sahip oldu. Sonra ABD'li Texas Pacific Group'a 810 milyon dolara satıldı. Amerikalı şirket Mey İçki'yi 2011’de İngiliz Diageo şirketine, 2,1 milyar dolar sattı. 2004 yılında 292 milyon dolara satılan TEKEL’in içki bölümü 7 yıl sonra 2,1 milyar dolara satıldı. Bu rakamlar vurgunun büyüklüğünü ortaya koymaktadır” dedi. 86 YILLIK BİR ÜRETİM GELENEĞİ YOK EDİLDİ Böylesi çarpık bir süreçle yönetilen özelleştirmelerin sonuçlarının da çarpık olduğunu vurgulayan Yüceer, “şimdi 1931’de kurulan ve Türkiye’de eşsiz kabul edilen Tekirdağ içki fabrikasının kapısına kilit vuruluyor. Yüzlerce insan buradan elde ettiğini gelirini kaybediyor. Bazı şeyler kar zarar hesabının ötesindedir. Tekirdağ İçki Fabrikası, savaştan yorgun ve yoksul çıkmış bir halkın, Cumhuriyet’i kurduktan, kapitülasyonları kaldırdıktan sonra canını dişine takarak yaptığı büyük sanayileşme hamlesinin sembolüdür” dedi. BU FABRİKALAR BİR HALKIN KENDİNİ İSPATIYDI Tekirdağ İçki Fabrikası gibi Cumhuriyet’in daha emekleme çağlarında yarattığı bu sanayi tesislerini, bu binbir emekle kurulmuş fabrikaları bir halkın kendini ispatı, bir varoluş mücadelesi, emperyalizme karşı birer kale olarak görmek gerektiğini ifade eden Yüceer, “Tekirdağ İçki Fabrikasının kapısına kilit vurulduğu 17 Ağustos 2017 tarihi yalnızca Tekirdağlılar için değil, Cumhuriyet’in yarattığı değerlere sahip çıkan her vatandaş için acı bir gündür” dedi.  

İlginizi Çekebilir

'TCG Enez' gemisi, Tekirdağ'da ziyarete açıldı

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında Tekirdağ sahiline demirleyen, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı mayın avlama gemisi 'TCG Enez', ziyarete açıldı.

Kuruma noktasına gelen Naip Barajı'nda doluluk yağışlarla birlikte yüzde 22'ye yükseldi

Tekirdağ'ın Süleymanpaşa ilçesinin suyunu karşılayan ve yüzde 1'in altına düşerek ölü seviyeye gelen Naip Barajı'nda son yağışlarla birlikte doluluk oranı yüzde 22'ye yükseldi.

Edirne’de hububatta ‘kök çürüklüğü’ hastalığı görüldü

Türkiye Tarım Danışmanları Derneği (TAR-DER) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Uzman Tarım Danışmanı Ziraat Yüksek Mühendisi Lütfü Açar, Edirne’de buğday ekilişlerinde ‘kök çürüklüğü’ hastalığının görüldüğünü söyledi. Üreticileri hastalığa karşı uyaran Açar, “Edirne’de bu üretim sezonunun hububat üretimi için her ne kadar uygun gittiği söylense de maalesef ılık tabir edilebilecek bir kış dönemi yaşandı. Bu iklim şartlarında, kısmen erken ekilen ve özellikle erkenci çeşitlerde ciddi denilebilecek şekilde ‘kök çürüklüğü’ etmenleri görülmüştür" dedi.

Bakan Gürlek: Şüpheli hiçbir vaka unutulmaya terk edilmeyecek

Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Güncel olarak başta Gülistan Doku, Rojin Kabaiş, Rabia Naz vakası olmak üzere çözümlenmeyi bekleyen ya da kamuoyunun yakından takip ettiği tüm hadiseler üzerine kararlılıkla gidilecektir. Hiçbir adli vaka, sahipsiz değildir. Şüpheli hiçbir vaka unutulmaya terk edilmeyecektir. Devlet, adaletin tecellisi için gereken tüm imkanları seferber etme iradesine sahiptir" dedi.

Çanakkale Kara Savaşları'nın 111'inci yıl dönümünde şehitler anıldı

ÇANAKKALE Kara Savaşları'nın 111'inci yıl dönümünde şehitler ve hayatını kaybeden yabancı askerler, Şehitler Abidesi'nde törenle anıldı.

İran, Umman Denizi'nde bir konteyner gemisini hedef aldı

İran güçlerinin, Umman Denizi'nde uyarıları dikkate almadığı gerekçesiyle bir konteyner gemisine ateş açtığı bildirildi.

TÜM HABERLER