UMUTLAR VE GERÇEKLER
GündemUMUT EDİLEN OLMAK!
Umutlarımız ve kurduğumuz hayallere, izin verirseniz farklı bir bakış açısı getirmek istiyorum. Çok önemsediğim hep ön planda olması gerektiğini düşündüğüm şey: ''Umut edilen olmak'' Yani birilerinin umutlarına, hayallerine çare olmak. İlk kısımda bahsettiklerimiz; hayal edip bu yönde var güçle çalışıp daha çok kendi adına sonuçlar elde etmeyi ifade ediyordu. Bu aşamalar ve sonuca ulaşmadaki yöntemler iyi analiz edilip uygulamalarda hak, hukuk, hakkaniyet gibi erdemler gözardı edilirse toplumu içten içe çürüten bencillik, ben_cilik, başkasının hakkına tecavüz, gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Bu daha çok seküler bir düzenin olduğu toplumlarda meydana gelmektedir. Klasik bir anlayışla başarıya giden yolda her yol mübahtır anlayışı çok sağlıklı bir anlayış değil bana göre. Hiçbir şeyi gözün görmez, bir başkasının meşru alanına gayrimeşru olarak girersen işte sorunlar sıkıntılar o zaman başladı demektir. Buna hepimiz farklı alanlarda şahit olmuşuzdur sanırım. Önünüze koyduğunuz hedef yönünde çalışır çabalarsınız, bu yönde gerekli olan tüm sebep ve araçları bir araya getirir, bu işin, tabiri yerindeyse hakkını verirsiniz, heyecanla sonucu beklersiniz. Özellikle işle alakalı kısımdan bahsedersek, bir işe girme, işte terfi alma, yükselme, yer değiştirme vs. gibi alanlarda bazen sizin elinizde olmayan etkenler olabilmekte ve sizi hem olumlu hem olumsuz yönde doğrudan etkilemektedir. İşte tam burada kısmet inancını iliklerinize kadar hissetmeniz gerekiyor; çünkü sizi rahatlatan en büyük erdem bu olacaktır. Bu konuda örnek vermeye de gerek olmadığını düşünüyorum. Bununla ilgili Herkesin bu hayat değirmeninde yaşadığı bir çok tecrübe vardır. Umut edilen olmak demiştik. Evet! Birilerinin umudu, çaresi, Hızır’ı olmak; her şeyin bitti sanıldığı anda ona yetişmek, bu uğurda çabalamak, derdini çekmek var ya işte bunun kıymetini, faziletini bilenler için madden olmasa bile manen çok büyük mükafatlar vardır. Gerçi şu da bir gerçek ki İlahi rahmetle madden de bir çok alanda inanılmaz kazanımlar elde edersiniz. Şüphesiz bu, İnananlar için geçerli. Dinimiz ve çoğunluğu Müslüman olan yaşadığımız toplum üzerinden yorumlarsak umut edilen olmayı kendimize hedef belirlememiz gerektiğini altını çizerek söylemek istiyorum. Özellikle, yediğimiz önümüzde yemediklerimiz arkamızda bolluk içinde olduğumuz şu zamanda; bir yetimi veya gündelik beslenme ihtiyacını bile karşılayamayan çaresiz kalmış birini düşünün. Hep birlikte empati yapalım, kendisini artık bir kenara bırakmış hasta, eşi vefat etmiş ; bir anne için veya tam tersi bir baba için, bırakın çocuklarının, eğitimi, geleceği iş güç sosyal hayat endişesini; karınlarını doyurmanın derdine düşmüş bir anneyi veya babayı… Canından kıymetli gördüğü yavrusunun ondan bir şey istediğinde, yüreğine düşen ateşi…Düşünmesini bile istemiyoruz. Diyeceksiniz ki bu zamanda böylesi var mıdır? Evet! Vardır . Bir de hem yetim hem öksüz kalmış biçareler var. Yuvalarda, eş dost, akraba yanlarında. Mutlaka hepsi için söylemiyorum ama itilip kakılan sevgiye muhtaç hayatın özünü, güzelliklerini, hiç görememiş yavrular var . Hepsinin Allah yardımcısı olsun demekle birlikte yüce dinimizin emrettiği gibi onlara kol kanat gerip umutlarına kavuşmalarına yardımcı olmaya çalışmalıyız . Peygamber efendimiz S.A.V’in bu konuda şöyle hadisleri vardır: "Kendi yetimini veya başkasına ait bir yetimi himaye eden kimseyle ben, cennette şöyle yan yana bulunacağız." "Bir kimse sırf Allah rızası için bir yetimin başını okşarsa, elinin dokunduğu her saç teline karşılık ona sevap vardır". "Bir kimse, Müslümanların arasında bulunan bir yetimi alarak yedirip içirmek üzere evine götürürse, affedilmeyecek bir suç işlemediği takdirde, Allah Teala onu mutlaka cennete koyar". Tirmizî, Birr 14. "Sofralarında yetim bulunduran kimselerin sofrasına şeytan asla yaklaşamaz." ‘’Kalbinin yumuşamasını ve hacetinin görülmesini sever misin? Yetime merhamet et, onun başını oksa ve ona yediğinden yedir. Kalbin yumuşar ve hacetine erişirsin.’’ Ravi: Hz. Ebud Derda (R.A) Daha bir çok Hadis ve Ayet var ve sizleri de araştırmaya davet ediyorum. Herkes bir ihtiyacı olanın elinden tutsa, zannediyorum bu halde kimse kalmaz. Bu, bizlerin hem dini görevlerimizden hem de sosyal sorumluluklarımızdandır. İşte bunun içindir ki umut edilen kişi olmayı umut edenlere çare olmayı çok önemsiyorum. Rabbim her ne yapıyorsak yapalım bizleri, onun razı olduğu şeyleri yapanların zümresinden eylesin. Yaradılış gayemizi iyi anlayıp; hayatın aslında bir sınavdan ibaret olduğunu hiç aklımızdan çıkarmayalım. Sonuç ne olursa olsun asıl olan gerçek tüm çıplaklığıyla budur. Bir dahaki yazımızda görüşmek üzere, Allah’a emanet olun.İlginizi Çekebilir
'TCG Enez' gemisi, Tekirdağ'da ziyarete açıldı
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında Tekirdağ sahiline demirleyen, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı mayın avlama gemisi 'TCG Enez', ziyarete açıldı.
Kuruma noktasına gelen Naip Barajı'nda doluluk yağışlarla birlikte yüzde 22'ye yükseldi
Tekirdağ'ın Süleymanpaşa ilçesinin suyunu karşılayan ve yüzde 1'in altına düşerek ölü seviyeye gelen Naip Barajı'nda son yağışlarla birlikte doluluk oranı yüzde 22'ye yükseldi.
Edirne’de hububatta ‘kök çürüklüğü’ hastalığı görüldü
Türkiye Tarım Danışmanları Derneği (TAR-DER) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Uzman Tarım Danışmanı Ziraat Yüksek Mühendisi Lütfü Açar, Edirne’de buğday ekilişlerinde ‘kök çürüklüğü’ hastalığının görüldüğünü söyledi. Üreticileri hastalığa karşı uyaran Açar, “Edirne’de bu üretim sezonunun hububat üretimi için her ne kadar uygun gittiği söylense de maalesef ılık tabir edilebilecek bir kış dönemi yaşandı. Bu iklim şartlarında, kısmen erken ekilen ve özellikle erkenci çeşitlerde ciddi denilebilecek şekilde ‘kök çürüklüğü’ etmenleri görülmüştür" dedi.
Bakan Gürlek: Şüpheli hiçbir vaka unutulmaya terk edilmeyecek
Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Güncel olarak başta Gülistan Doku, Rojin Kabaiş, Rabia Naz vakası olmak üzere çözümlenmeyi bekleyen ya da kamuoyunun yakından takip ettiği tüm hadiseler üzerine kararlılıkla gidilecektir. Hiçbir adli vaka, sahipsiz değildir. Şüpheli hiçbir vaka unutulmaya terk edilmeyecektir. Devlet, adaletin tecellisi için gereken tüm imkanları seferber etme iradesine sahiptir" dedi.
Çanakkale Kara Savaşları'nın 111'inci yıl dönümünde şehitler anıldı
ÇANAKKALE Kara Savaşları'nın 111'inci yıl dönümünde şehitler ve hayatını kaybeden yabancı askerler, Şehitler Abidesi'nde törenle anıldı.
İran, Umman Denizi'nde bir konteyner gemisini hedef aldı
İran güçlerinin, Umman Denizi'nde uyarıları dikkate almadığı gerekçesiyle bir konteyner gemisine ateş açtığı bildirildi.