© Malkara Haber © 2023

Anneden bebeğe koronavirüs geçer mi?

Enfekte olmuş annelerin, virüsün anne karnında ya da doğum esnasında bebeğe bulaşıp bulaşmayacağı korkusunu yaşadığını dile getiren Dr. Ali Gürsoy, “Elimizdeki kısıtlı veriler; virüsü taşıyan annelerden doğan bebeklerde bugüne kadar koronavirüs saptanmadığını gösteriyor. Doğum esnasında alınan kordon kanı, amniyon sıvısı ve bebeğin boğaz sürüntüsü örneklerinde COVID-19 virüsüne rastlanılmamış olması da sevindirici bir durum” dedi.

Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs, hamilelerin de korkulu rüyası oldu. Uzmanlar, hamilelerin COVID-19 enfeksiyonuna daha duyarlı olduklarını gösteren bir kanıt olmamasına rağmen, ciddi hastalıkların risklerini artırabileceği için çok dikkat edilmesi gerektiğine vurgu yapıyor.  Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Hekimi Dr. Öğr. Üyesi Ali Gürsoy da, koronavirüsün hamileler ve doğacak bebekler üzerindeki etkilerini anlattı.

Dr. Gürsoy, hamileliğin, kadınları virüs kaynaklı enfeksiyonlara daha yatkın hale getirdiğini ancak henüz COVID-19 enfeksiyonuna daha duyarlı olduklarını gösteren bir kanıtın olmadığını söyledi. Yine de COVID-19 ve influenza gibi viral solunum yolu enfeksiyonlarında gebelerin ciddi hastalık geliştirme risklerinin artabildiğine dikkat çeken Dr. Gürsoy, anne adaylarını dikkatli olmaları konusunda uyardı.

ACİL DOĞUM GEREKER Mİ?

COVID-19 virüsünün gebelerde de grip benzeri bulgularla ortaya çıktığına dikkat çeken Dr. Ali Gürsoy, “Gebelerde koronavirüs enfeksiyonu bulguları diğer bireylerden farklı değil. Hastalık; ateş, öksürük, kas ağrısı, halsizlik, boğaz ağrısı, ishal ve nefes darlığı gibi bulgular gösteriyor. Bu bulguların varlığında ve koronavirüs enfeksiyonu geçiren kişilerle temas olmuşsa mutlaka hastaneye başvurmalarını istiyoruz” dedi.

ANNEDE VİRÜS ORTAYA ÇIKARSA

Annede COVID‐19 enfeksiyonu saptanmasının acil doğum yapılmasını gerektirecek bir durum olmadığını da dile getiren Dr. Gürsoy, anne adayının ve bebeğin durumu değerlendirildikten sonra gebelik haftası da göz önüne alınarak her anne adayına özel bir takip ve tedavi şeması oluşturulduğunu belirtti. Dr. Gürsoy, enfekte annelerin birkaçında erken doğum gerçekleştiğine, ancak bu durumun koronavirüs ile ilişkili olup olmadığının bilinmediğine dikkat çekti.

BEBEĞE BULAŞIR MI?

Enfekte olmuş annelerin virüsün anne karnında ya da doğum esnasında bebeğe bulaşıp bulaşmayacağı korkusunu yaşadığını da söyleyen Dr. Ali Gürsoy, “Elimizdeki kısıtlı veriler; virüsü taşıyan annelerden doğan bebeklerde bugüne kadar koronavirüs saptanmadığını gösteriyor. Doğum esnasında alınan kordon kanı, amniyon sıvısı ve bebeğin boğaz sürüntüsü örneklerinde COVID-19 virüsüne rastlanılmamış olması da sevindirici bir durum” diye konuştu.

SÜTTEN GEÇER Mİ?

Enfekte lohusaların sütlerinde ve kolostrumlarında virüse rastlanmadığını, ayrıca emzirme yoluyla bebeklere bulaşma riski de görülmediğini belirten Dr. Gürsoy, “Virüsün anne sütünde taşındığına dair bir kanıt yok” diyerek, şunları söyledi: “Ancak, emzirme sırasında dikkatli olunması gerekir. Virüs, damlacık ve temas yoluyla bulaşabiliyor. Anne emzirmeye başlamadan önce ellerini yıkamalı ve virüsün bebeğe olası geçişini önlemek amaçlı maske takarak tüm önlemleri almalı. Eğer pompa kullanımı planlanıyorsa pompa ve aparatları sterilize edilmeli. Daha sonra emzirmede olduğu gibi anne ellerini yıkadıktan sonra sağma işlemini gerçekleştirebilir.”

ANNE ADAYLARINA TAVSİYELER

Anne adaylarının enfeksiyondan korunmak için genel önerilere uymasının yeterli olacağını belirten Dr. Öğr. Gürsoy, gebelerin uyması gereken kuralları şöyle sıraladı: 

El temizliğine dikkat edin. Ellerinizi en az 20 saniye boyunca sabun ve suyla yıkayın, imkân yoksa alkol bazlı el antiseptiği kullanın.

Antiseptik veya anti bakteriyel içeren sabun kullanmanıza gerek yok, normal sabun yeterli.

Eller yıkanmadan ağız, burun ve gözlerle temas etmeyin.

Öksürme veya hapşırma sırasında burun ve ağzınızı tek kullanımlık kağıt mendille örtün, yoksa; dirsek içinizi kullanın.

Mümkün oldukça toplu alanlardan uzak durun ve misafir kabul etmeyin. 

Sağlık kuruluşlarında hastalarla temas etmemeye özen gösterin.

Kalabalık yerlere gitmeyin, zorunda kalırsanız ağız ve burnunuzu kapatın, maske kullanın, sosyal mesafe kuralına uyun.

İlginizi Çekebilir

KIŞ AYLARININ KABUSU FİBROMİYALJİ KADER DEĞİL!

Halk arasında "yumuşak doku romatizması" olarak bilinen Fibromiyalji, özellikle kış aylarında adeta bir kabusa dönüşerek hastaların yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşürüyor. Uzmanlar, bu hastalığın kader olmadığını ve kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarıyla fibromiyaljiyi yönetmenin mümkün olduğunu belirtiyor.

Balkan Onkoloji Hastanesi ek binası inşaatına başlandı

Edirne'de Trakya Üniversitesi Edirneli hayırsever iş insanı Soner Çeker’in yaptığı bağışla Onkoloji Hastanesi ek binası inşaatına başlandı.

Yılbaşı öncesi 'kozmetik alkol' uyarısı; böbrek ve karaciğerde ciddi problemlere neden oluyor

Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Alkollü İçkiler Analiz Özel Gıda Kontrol Laboratuvarı Müdürü ve Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turgut Cabaroğlu, yılbaşı öncesi sahte içki uyarısında bulunarak "Laboratuvarımıza gelen numunelerin içerik analizini yaptığımızda ağırlıklı olarak kozmetik sektöründe ve dezenfektan adı altında kullanılan alkollerin, alkollü içki üretiminde kullanıldığını görüyoruz" dedi.

Uzmanından yılbaşı sofrası için sağlıklı beslenme önerileri

Sağlıklı ve lezzetli yeni yıl tabakları için önerilerde bulunan Uzman Diyetisyen Ege Ramadanoğlu, “Yemekleri yağda kızartarak değil; fırında, ızgarada, suda, buharda pişirebilirsiniz. Her çeşit mayonezsiz ve yağsız salatayı istediğiniz kadar tüketebilirsiniz. Toplam 6-8 yemek kaşığı zeytinyağlı tercih edebilirsiniz. Ayrıca, sofraya şarküteri ve kabuklu deniz ürünleri yerine peynir, hindi füme ve taze sebzelerin koyulması daha sağlıklı bir başlangıç yapmanızı sağlayacaktır” dedi.

Kalın bağırsak kanserleri erken teşhisle önlenebilir

Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Osman Civil, kalın bağırsak kanserlerinin erken teşhisle önlenebileceğini vurgulayarak, “Poliplerin zamanında çıkarılması ve düzenli taramalar çok önemli, sağlıklı yaşam alışkanlıkları kanser riskini önemli ölçüde azaltıyor” dedi.

Prof.Dr. Gürdal: Erkeklerde meme kanserinde artış yüzde 25'leri buldu

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı'ndan Meme ve Endokrin Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Sibel Özkan Gürdal, "Farkındalığın az olduğu bir grup erkekler. Erkekler meme kanseri olma ihtimallerini hiç düşünmüyorlar, Halbuki erkekler meme kanseri olabilir. Azdır, yüzde 1-2'dir ama günümüzde bu artış yüzde 20-25'leri bulmaktadır. Meme kanseri eski yıllara göre erkeklerde daha fazladır" dedi.

TÜM HABERLER