Bağışıklık sisteminin gücünü test etmek mümkün mü?
SağlıkKoronavirüs salgını sonrası bağışıklık sisteminin önemi bir kez daha gündeme geldi. Hastalığa yakalanmamak adına çeşitli önlemler alan vatandaşlar, “bağışıklık testi” yaptırmak için uzmanların kapısını çalıyor. ‘Bağışıklık testi’ adı altında genel bir ölçüm olmadığını belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yusuf Yıldırım, güçlü bir bağışıklık için baktıkları vitamin ve mineral değerlerini anlattı.
Güçlü bir bağışıklık sisteminin, enfeksiyon ve kanserden koruyucu etkisi olduğunu belirten Altınbaş Üniversite Hastanesi Medical Park Bahçelievler'den Uzm. Dr. Yusuf Yıldırım, vatandaşların son zamanlarda bağışıklık sistemlerini kontrol ettirmek için hastaneye başvurduğunu anlattı.
Koronavirüs enfeksiyonun özellikle bağışıklık sistemini tehdit ettiğinin altını çizen Uzm. Dr. Yusuf Yıldırım, “İnsanlar virüsün bağışıklık sistemiyle ilgisini okudukça bağışıklık sistemlerini kontrol ettirmek adına bize başvurmaya başladılar. Nasıl tedbir alacaklarını, hangi gıda desteklerini kullanacaklarını soruyorlar. Bize başvurdukları zaman ilk önce kan testleri yapıyoruz. Hastanın ağır enfeksiyon geçirip geçirmediğini sorguluyoruz. Bağışıklık sisteminin fonksiyonunu ya da kalitesini gösteren bir test yok. Kişiye senin bağışıklığın 100 üzerinden şu kadardır diyemiyoruz. Ancak iyi ya da kötü bağışıklık sisteminin dolaylı bazı göstergeleri var. Bunlardan ilki iyi düzeyde vitamin değerleri. D, B12, folik asit, mineraller, demir, çinko, selenyum, magnezyum, dengeli ve düzenli tiroit sistemi, hormonal sistem bize kişinin bağışıklığının dolaylı yoldan kalitesini gösteriyor. Belki sağlık ocaklarında tüm vitamin değerlerine bakılamayabilir ama büyük hastanelerin tümünde bu değerlere bakılabilir” dedi.
“BAĞIŞIKLIĞINIZI BU PARAMETRELERLE ÖLÇÜN”
Kişinin vücudunun tepkilerini ölçerek bağışıklık sistemi hakkında fikir yürütebileceğini de anlatan Uzm. Dr. Yusuf Yıldırım, “Kişi bağışıklığının iyi olup olmadığını kendince tahmin edebilmek için öncelikle kendisine şunu sormalıdır. 'Ben grip sezonunda grip oluyor muyum, kaç kez grip oluyorum, bir hastalık yaygın olduğunda bunu geçiriyor muyum, geçiriyorsam bunun şiddeti nedir? Bunlar bize bağışıklık sistemimizin durumunu net gösteriyor. Bununla birlikte bağışıklığa çeki düzen vermek için kan testi yaptırıp bahsettiğimiz değerlere bakılması ve onların istediğimiz seviyelere çekilmesi de kişinin alabileceği önemli tedbirlerden birisi. Bağışıklık sistemi aslında bir diğer yandan bağışıklık sisteminin vereceği zararlardan da koruyan bir sistem. Üçüncü bacağı da romatizmal hastalıklar. Kişi hastalıkları çok ağır atlatıyor mu, bu yaşamsal fonksiyonları tehdit ediyor mu? Kişi bunları kendinde mutlaka sorgulamalı” değerlendirmesinde bulundu.
FİZİKSEL ÖZELLİKLER İPUCU VERİYOR
Dış görünüşe bakarak da bağışıklık konusunda fikir sahibi olabildiklerini anlatan Uzm. Dr. Yıldırım, “Kilo olarak çok zayıf, ideal kilolarının altında olan kişiler bağışıklık sistemlerinin zayıf olduğunu düşündürüyor. Ancak unutmamak gerekir ki, zayıflığın yanı sıra obezite de bağışıklığı zayıf düşürüyor. Vücuttaki birtakım döküntüler, vücuttaki yaraların uzun süre açık kalması ve kapanmaması, sivilcelerin uzun süre vücutta kalması da bizim hastanın dış görünüşüne bakarak bağışıklığı üzerine yorum yapmamızı sağlıyor” diye konuştu.
“KARBONHİDRATI BIRAKIP PROTEİNE YÖNELİN”
Yoğun karbonhidrat tüketiminin bağışıklık sistemini tembelleştirdiğini de sözlerine ekleyen İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yusuf Yıldırım, şu uyarılarda bulundu:
“Bizim önerimiz protein yönünden zengin beslenilmesi. Özellikle yoğun şeker tüketimi, karaciğeri yağlandırıyor. Bu da bağışıklığın temel organlarından biri olan karaciğerin fonksiyonlarını yavaşlatıp bağışıklığı olumsuz etkileyebiliyor. Son zamanlarda yapılan market alışverişlerine özellikle dikkat ediyorum. İnsanlar ihtiyaçlarını olmayan şeyleri bol bol alıyorlar. Hareketsizlik nedeniyle alınan karbonhidrat çabucak yağa dönüşüyor. İç organ yağlanması kötü bir bağışıklığın da ciddi bir bulgusu. Bu dönemde zor günler geçiren insanlara önerim, karbonhidrat tüketimine dikkat edip proteinden ağırlıklı sebze ve meyveden zengin beslensinler. Stresi yenmek için vücutta strese neden olan sigara ve alkolden de uzak dursunlar.”
İlginizi Çekebilir
KIŞ AYLARININ KABUSU FİBROMİYALJİ KADER DEĞİL!
Halk arasında "yumuşak doku romatizması" olarak bilinen Fibromiyalji, özellikle kış aylarında adeta bir kabusa dönüşerek hastaların yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşürüyor. Uzmanlar, bu hastalığın kader olmadığını ve kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarıyla fibromiyaljiyi yönetmenin mümkün olduğunu belirtiyor.
Balkan Onkoloji Hastanesi ek binası inşaatına başlandı
Edirne'de Trakya Üniversitesi Edirneli hayırsever iş insanı Soner Çeker’in yaptığı bağışla Onkoloji Hastanesi ek binası inşaatına başlandı.
Yılbaşı öncesi 'kozmetik alkol' uyarısı; böbrek ve karaciğerde ciddi problemlere neden oluyor
Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Alkollü İçkiler Analiz Özel Gıda Kontrol Laboratuvarı Müdürü ve Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turgut Cabaroğlu, yılbaşı öncesi sahte içki uyarısında bulunarak "Laboratuvarımıza gelen numunelerin içerik analizini yaptığımızda ağırlıklı olarak kozmetik sektöründe ve dezenfektan adı altında kullanılan alkollerin, alkollü içki üretiminde kullanıldığını görüyoruz" dedi.
Uzmanından yılbaşı sofrası için sağlıklı beslenme önerileri
Sağlıklı ve lezzetli yeni yıl tabakları için önerilerde bulunan Uzman Diyetisyen Ege Ramadanoğlu, “Yemekleri yağda kızartarak değil; fırında, ızgarada, suda, buharda pişirebilirsiniz. Her çeşit mayonezsiz ve yağsız salatayı istediğiniz kadar tüketebilirsiniz. Toplam 6-8 yemek kaşığı zeytinyağlı tercih edebilirsiniz. Ayrıca, sofraya şarküteri ve kabuklu deniz ürünleri yerine peynir, hindi füme ve taze sebzelerin koyulması daha sağlıklı bir başlangıç yapmanızı sağlayacaktır” dedi.
Kalın bağırsak kanserleri erken teşhisle önlenebilir
Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Osman Civil, kalın bağırsak kanserlerinin erken teşhisle önlenebileceğini vurgulayarak, “Poliplerin zamanında çıkarılması ve düzenli taramalar çok önemli, sağlıklı yaşam alışkanlıkları kanser riskini önemli ölçüde azaltıyor” dedi.
Prof.Dr. Gürdal: Erkeklerde meme kanserinde artış yüzde 25'leri buldu
Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı'ndan Meme ve Endokrin Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Sibel Özkan Gürdal, "Farkındalığın az olduğu bir grup erkekler. Erkekler meme kanseri olma ihtimallerini hiç düşünmüyorlar, Halbuki erkekler meme kanseri olabilir. Azdır, yüzde 1-2'dir ama günümüzde bu artış yüzde 20-25'leri bulmaktadır. Meme kanseri eski yıllara göre erkeklerde daha fazladır" dedi.