© Malkara Haber © 2023

Bakan Tekin: Bize ait yepyeni bir eğitim modeli

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye'nin artık hükümet sistemi başta olmak üzere her konuda kendi modelini üretebilir durumda olduğunu söyleyerek, "Eğitim-öğretim süreçlerinde de bize ait, inşa ettiğimiz yepyeni bir eğitim modeliyle sahaya çıkmalıyız. Yaklaşık 10 yıl önce biz bu süreci başlattık. OECD başta olmak üzere uluslararası eğitimle ilgili çalışan hangi yapılar varsa hepsinin temel parametrelerini aldık, üzerine de bizim toplumsal yapımızın ana referansları, toplumun eğitimden beklentilerini, çocuklarımızın değerlerimize sahip çıkan erdemli birer birey olarak yetişmesini istiyoruz, programlarımıza bunu yerleştirdik ve adını da 'Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli' dedik" dedi.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, AK Parti İnsan Hakları Başkanlığı tarafından parti genel merkezinde düzenlenen, 'İnsan Hakları Eğitim Programı'na katıldı. Bakan Tekin, 'Eğitim demokratikleşmesi ve fırsat eşitliği' başlığında konuşma yaptı. Bakan Tekin, ülkelerin genel bütçelerinden eğitime ayırdıkları bütçeyi artırmasının aynı zamanda demokratikleşmenin de göstergesi olduğunu belirterek, "AK Parti iktidarlarının tamamında genel bütçeden en yüksek pay sürekli olarak eğitime ayrıldı. 2002 yılında toplam sistemin içerisinde 540 bin öğretmenimiz var, 227 bin kişiyi de emekli olduğunu düşünüp düşersek 2002 yılı öncesinde atanmış 300 bin civarında öğretmenimiz olduğunu görürüz. Halihazırda bulunan 1 milyon 200 bin öğretmenimizin 800 bini AK Parti tarafından atanmış. Bu çok önemli bir gösterge. Toplam okul sayımız; 2002 yılında 43 bin okulumuz var, şu an 74 bin okulumuz var, derslik sayımız ise 751 bin. Fırsat eşitliği anlamında tabloyu göstermesi açısından ilginç bir veri var; 2002 yılında ilköğretimde ortalama olarak derslik başına 36 öğrenci düşüyordu. Bu yıl itibarıyla 23 öğrenci düşüyor. Öğretmen başına 28 öğrenci düşerken şimdi 16 öğrenci düşüyor. Derslik başına ortaöğretimde 30 öğrenci şimdi, 22 öğrenci. Bu rakamların Türkiye'ye ait olduğunu ifade etmezsek, yani ülkenin ismini kapatarak anlatsak mesela, '20 yılda derslik başına düşen öğrenci sayısı, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı yarı yarıya azaltılmış' denilse o ülkede, 'Eğitim devrimi yapıldı' diye eğitim bilimleri kitaplarında ve fakültelerinde ders diye okutulur. Ama maalesef bu konuda yaptıklarımızı anlatmak konusunda başarılı olduğumuzu söyleyemeyiz" ifadelerini kullandı.

'KENDİ MÜFREDATLARINI UYGULAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE SAHİPLER'

Bakan Tekin, 28 Şubat mağduru öğretmenlerinin tamamının öğretmenlik mesleğine geri döndüğünü ve okullardaki ibadet alanları sorunlarının çözüldüğünü vurgulayarak, "Üzerinde yaşadığımız coğrafya bir imparatorluk bakiyesi ve 72 milletin yaşadığı bir alan. Şu an bu ülkenin vatandaşı olan azınlık mensubu herhangi bir vatandaşımız istediği türden eğitimi almakta özgürdür. Lozan Antlaşması'nda bu güvence altına alınmıştır. Ermeni, Musevi ve Rum okulları kendi müfredatlarını uygulama özgürlüğüne sahiplerdir. Birçok ülkede kendi okulumuzu açamazken kendi ülkemizde azınlıklarla ilgili her türlü özgürlükleri tanımış durumdayız" dedi.

Türkiye'nin her alanda model geliştirmesi gerektiğini kaydeden Bakan Tekin, "Türkiye, artık hükümet sistemi başta olmak üzere her konuda kendi modelini üretebilir, üretmek zorunda. Mesela Finlandiya'daki bir veli çocuğunun sokakta ezbere İstiklal Marşı'nı okumasını beklemez ama benim toplumumda insanlar çocuklarının belli toplumsal değerleri edinmesini beklerler. Dolayısıyla biz herhangi bir ülkenin modelini tamamen transfer ettiğimizde kendimize özgü hususları oraya ekleyememiş oluruz. O zaman biz bir hazırlık yapmak zorundayız; madem Türkiye iddialı bir ülke haline gelecek, madem önümüzdeki yüzyılı Türkiye Yüzyılı yapma iddiasıyla yola çıktık, o zaman eğitim-öğretim süreçlerinde de bize ait, inşa ettiğimiz yepyeni bir eğitim modeliyle sahaya çıkmalıyız. Yaklaşık 10 yıl önce biz bu süreci başlattık. Peki bu ne içeriyor? Birincisi, OECD başta olmak üzere uluslararası eğitimle ilgili çalışan hangi yapılar varsa hepsinin temel parametrelerini aldık, üzerine de bizim toplumsal yapımızın ana referansları, toplumun eğitimden beklentilerini, çocuklarımızın değerlerimize sahip çıkan erdemli birer birey olarak yetişmesini istiyoruz. Biz de programlarımıza bunu yerleştirdik ve adını da, 'Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli' dedik. İnşallah 2024-2025 eğitim-öğretimi yılının başından itibaren her kademenin ilk sınıfında uygulamaya başlanacak" diye konuştu.

'CHP'YLE BAĞDAŞMASI MÜMKÜN DEĞİL'

Bakan Tekin, sunumun ardından salondaki katılımcıların sorularını cevaplandırdı. Türkiye'nin darbe ve vesayetle olan mücadelesiyle ilgili müfredat çalışması olup olmadığına ilişkin soru üzerine Bakan Tekin, "Maalesef bizim müfredatımızda Cumhuriyet tarihiyle ilgili sadece İnkılap Tarihi dersimiz var biliyorsunuz. O da bir yerde bitiyordu. Şu an biz 7'nci sınıftan başlayıp 12'nci sınıfa kadar gelen kısımda İnkılap Tarihi dersinin içeriğini biraz değiştirdik ve 'Cumhuriyet Tarihi'ne dönüştürdük. Çünkü mükerrer sınıflarda İnkılap Tarihi dersimiz var ve çocuklarımız aynı şeyleri devam ettiriyorlardı. Şu an İnkılap Tarihi dersimiz bir Cumhuriyet Tarihi dersine dönüşmüş durumda ve bunun içerisinde 27 Mayıs da var, 12 Mart da var, 12 Eylül de var, 28 Şubat da var, 15 Temmuz da var. Dolayısıyla bu demokrasiye sahip çıkma bilincini çocuklarımıza vermek istiyoruz. Şimdi biz bunu böyle anlatınca Cumhuriyet Halk Partisi'nde siyasetçiler karşı çıkıyorlar. Ben de çok doğal karşılıyorum. Çünkü ben mesela 27 Mayıs'a 'darbe' diyorum. Onlar ne diyorlar? 'Devrim' diyorlar. Hatta dönemin başbakanı yani darbeden sonra hükümeti kuran İsmet İnönü'nün başbakanlığı döneminde 'Ak Devrim' diye kitap basmış. Şimdi dolayısıyla onların parametreleriyle bizimkiler çok farklı, aynı şey laiklik için de geçerli. Mesela bizim programlarımıza eleştiri yöneltiyorlar. Diyorlar ki 'Laiklik ilkesiyle bağdaşmıyor.' Programlarımızın dini inanç ve ibadet hürriyetini garanti altına alması, insanların inançlarına saygı gösterilmesi anlamında bizim müfredatımız gerçekten dört dörtlük bir müfredattır. Fakat CHP'yle bağdaşması mümkün değil bunun. CHP'nin laiklikten anladığı şey ile bizim anladığımız şeyler farklı" değerlendirmesinde bulundu.

İlginizi Çekebilir

Edirne’de hububatta ‘kök çürüklüğü’ hastalığı görüldü

Türkiye Tarım Danışmanları Derneği (TAR-DER) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Uzman Tarım Danışmanı Ziraat Yüksek Mühendisi Lütfü Açar, Edirne’de buğday ekilişlerinde ‘kök çürüklüğü’ hastalığının görüldüğünü söyledi. Üreticileri hastalığa karşı uyaran Açar, “Edirne’de bu üretim sezonunun hububat üretimi için her ne kadar uygun gittiği söylense de maalesef ılık tabir edilebilecek bir kış dönemi yaşandı. Bu iklim şartlarında, kısmen erken ekilen ve özellikle erkenci çeşitlerde ciddi denilebilecek şekilde ‘kök çürüklüğü’ etmenleri görülmüştür" dedi.

Bakan Gürlek: Şüpheli hiçbir vaka unutulmaya terk edilmeyecek

Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Güncel olarak başta Gülistan Doku, Rojin Kabaiş, Rabia Naz vakası olmak üzere çözümlenmeyi bekleyen ya da kamuoyunun yakından takip ettiği tüm hadiseler üzerine kararlılıkla gidilecektir. Hiçbir adli vaka, sahipsiz değildir. Şüpheli hiçbir vaka unutulmaya terk edilmeyecektir. Devlet, adaletin tecellisi için gereken tüm imkanları seferber etme iradesine sahiptir" dedi.

Çanakkale Kara Savaşları'nın 111'inci yıl dönümünde şehitler anıldı

ÇANAKKALE Kara Savaşları'nın 111'inci yıl dönümünde şehitler ve hayatını kaybeden yabancı askerler, Şehitler Abidesi'nde törenle anıldı.

İran, Umman Denizi'nde bir konteyner gemisini hedef aldı

İran güçlerinin, Umman Denizi'nde uyarıları dikkate almadığı gerekçesiyle bir konteyner gemisine ateş açtığı bildirildi.

İran'dan ABD'ye abluka tepkisi: Bu bir savaş eylemidir

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD'nin İran limanlarına yönelik ablukasını 'savaş eylemi' olarak nitelendirerek, “Ticari bir gemiyi vurmak ve mürettebatını rehin almak çok daha büyük bir ateşkes ihlalidir” dedi.

Flintlock-2026 Çok Uluslu Özel Kuvvetler Tatbikatı’nın deniz safhasında eğitimler gerçekleştirildi

Milli Savunma Bakanlığı, Libya’da düzenlenen Flintlock-2026 Çok Uluslu Özel Kuvvetler Tatbikatı’nın deniz safhasında ‘Helikopterden Halatla İniş Eğitimi’ ve ‘Gemi Zapt ve Müsadere Eğitimi’nin yapıldığını duyurdu.

TÜM HABERLER