© Malkara Haber © 2023

Baklava, kadayıf, lokum bağışıklık sisteminin düşmanı

Sağlıklı beslenmenin önemi bu günlerde artarken hem bağışıklık sistemini güçlendirmek için çalışılıyor hem de oruç tutuluyor.

Prof. Dr. Ender Pehlivanoğlu vitamin ve minerallerin takviye şeklinde alınmasının gereksiz olduğunu ayrıca Ramazan’da sıkça tüketilen baklava, kadayıf, lokum gibi tatlıların ise bağışıklık sisteminin düşmanı olduğunu belirtti.

“SAHURDA REÇEL, ŞEKER YEMEK DOĞRU DEĞİL”

Koronavirüs salgını etkisinde geçen Ramazan ayı için beslenme önerileri veren İstanbul Kent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı ve aynı zamanda Çocuk Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Ender Pehlivanoğlu, "Kesinlikle sahur hafif ve insan vücudunda uzun sürede sindirilen besinlerden oluşmalı. Örnek verecek olursak, sahurda şeker yemek, reçel yemek doğru değil ama karmaşık olarak nitelendirdiğimiz tam tahıllı buğday, hiç işlenmemiş tahıllar, zeytinyağı gibi besinleri tüketmekte fayda var" dedi.

“MENEMEN TOK TUTAR VE BESLER”

Sahurda tüketilmesi önerilen yiyeceklere de örnek veren Prof. Dr. Pehlivanoğlu, "Yumurta ya da yağ ile yapılan besinler son derece iyidir. Bunu peynir ile zenginleştirir veya sebzeler katarsak, Türk mutfağının geleneksel yemeği menemen yaparsak saatlerce tok tutacak ve kişiyi beslemiş olacak" diye konuştu.

“REÇEL, BAKLAVA, LOKUM BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİN DÜŞMANI”

Ramazan süresince tatlı ihtiyacının nasıl karşılanması gerektiğine de dikkat çeken Prof. Dr. Pehlivanoğlu, "Tam tahıllı karbonhidratlar beyaz ekmeğe göre insanın karbonhidrat ve enerji ihtiyacını çok daha iyi karşılar ve uzun bir süre için karşılar. Halbuki beyaz ekmek insanın kan şekerini hızlı bir şekilde yükseltir ve hızlı bir şekilde düşmeye neden olur. Bunun yanı sıra Ramazan'da fazla tüketilen tatlılar, baklavalar, kadayıflar, börekler, çörekler, şekerler, lokumlar, ballar, reçeller bağışıklık sisteminin düşmanlarıdır. Bağışıklık sistemini ayakta tutmak için yeteri kadar minerali mikro ve makro besin elemanlarından almak gerekiyor. Bunun için yağları kızarmış patates, kızarmış köfte ile almamız doğru değildir. Aksine çiğ zeytinyağı ya da tereyağı şeklinde almak daha mantıklıdır" şeklinde konuştu.

İlginizi Çekebilir

KIŞ AYLARININ KABUSU FİBROMİYALJİ KADER DEĞİL!

Halk arasında "yumuşak doku romatizması" olarak bilinen Fibromiyalji, özellikle kış aylarında adeta bir kabusa dönüşerek hastaların yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşürüyor. Uzmanlar, bu hastalığın kader olmadığını ve kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarıyla fibromiyaljiyi yönetmenin mümkün olduğunu belirtiyor.

Balkan Onkoloji Hastanesi ek binası inşaatına başlandı

Edirne'de Trakya Üniversitesi Edirneli hayırsever iş insanı Soner Çeker’in yaptığı bağışla Onkoloji Hastanesi ek binası inşaatına başlandı.

Yılbaşı öncesi 'kozmetik alkol' uyarısı; böbrek ve karaciğerde ciddi problemlere neden oluyor

Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Alkollü İçkiler Analiz Özel Gıda Kontrol Laboratuvarı Müdürü ve Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turgut Cabaroğlu, yılbaşı öncesi sahte içki uyarısında bulunarak "Laboratuvarımıza gelen numunelerin içerik analizini yaptığımızda ağırlıklı olarak kozmetik sektöründe ve dezenfektan adı altında kullanılan alkollerin, alkollü içki üretiminde kullanıldığını görüyoruz" dedi.

Uzmanından yılbaşı sofrası için sağlıklı beslenme önerileri

Sağlıklı ve lezzetli yeni yıl tabakları için önerilerde bulunan Uzman Diyetisyen Ege Ramadanoğlu, “Yemekleri yağda kızartarak değil; fırında, ızgarada, suda, buharda pişirebilirsiniz. Her çeşit mayonezsiz ve yağsız salatayı istediğiniz kadar tüketebilirsiniz. Toplam 6-8 yemek kaşığı zeytinyağlı tercih edebilirsiniz. Ayrıca, sofraya şarküteri ve kabuklu deniz ürünleri yerine peynir, hindi füme ve taze sebzelerin koyulması daha sağlıklı bir başlangıç yapmanızı sağlayacaktır” dedi.

Kalın bağırsak kanserleri erken teşhisle önlenebilir

Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Osman Civil, kalın bağırsak kanserlerinin erken teşhisle önlenebileceğini vurgulayarak, “Poliplerin zamanında çıkarılması ve düzenli taramalar çok önemli, sağlıklı yaşam alışkanlıkları kanser riskini önemli ölçüde azaltıyor” dedi.

Prof.Dr. Gürdal: Erkeklerde meme kanserinde artış yüzde 25'leri buldu

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı'ndan Meme ve Endokrin Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Sibel Özkan Gürdal, "Farkındalığın az olduğu bir grup erkekler. Erkekler meme kanseri olma ihtimallerini hiç düşünmüyorlar, Halbuki erkekler meme kanseri olabilir. Azdır, yüzde 1-2'dir ama günümüzde bu artış yüzde 20-25'leri bulmaktadır. Meme kanseri eski yıllara göre erkeklerde daha fazladır" dedi.

TÜM HABERLER