Bulgar turistler, Edirne'de aspirin satışlarını yüzde 84 artırdı
SağlıkBulgaristan'da koronavirüs vakalarının son günlerde artış göstermesiyle birlikte günübirlik alışveriş için Edirne'ye gelen Bulgarlar, eczanelere akın edip, aspirin almaya başladı. Kent merkezindeki eczanelerde geçen yıla göre bu yılın son üç ayında aspirin satışlarında yüzde 84 artış yaşandığını söyleyen Edirne Eczacı Odası Denetleme Kurulu Başkanı Şükrü Ciravoğlu, "Hal böyle olunca fazlasıyla, 5'er 10'ar kutu alıyorlar, diyebiliriz. Şu anda depolarda 100 miligramlık aspirin yok" dedi.
Bulgaristan'ın 1 Eylül itibariyle karantina sürecini kaldırmasının ardından, Edirne'ye günübirlik alışverişe gelen Bulgarlar, son günlerde ülkelerinde koronavirüs vaka sayılarının artması üzerine, Edirne'deki eczanelere akın etmeye başladı. Özellikle bazı bilim insanlarının virüse karşı pıhtılaşmayı önleme özelliğiyle iyi geleceğini öne sürdüğü aspirini kutu kutu alan Bulgar ziyaretçiler, bu noktada satışları da ikiye katladı. Bulgar turistlerin, aspirine rağbeti yükseltmesiyle ecza depolarında da ilacın 100 miligramlık formları tükendi. Eczanelere Bulgarca bilgilendirici afişler asıldı.
'5'ER, 10'AR KUTU ALIYORLAR'
Bulgar ziyaretçilerin son dönemlerde 5'er, 10'ar kutular halinde aspirin aldığını söyleyen Edirne Eczacı Odası Denetleme Kurulu Başkanı Şükrü Ciravoğlu, "Bugün Türkiye'de üretilen ilaçların kalitesinin yadsınamaz şekilde üst düzeyde olduğunu kabul etmemiz gerekiyor. Dünya kalitesinde ilaç üretiyoruz. Bunu da belirtmemiz gerekiyor. İlaç imalat sektöründe güvenilir bir ülkeyiz. Dışarıdaki izlenim de o şekilde. Gelenler de Türkiye'den, çok güvendiklerini söyleyerek, alıyorlar" dedi.
'100 MİLİGRAMLIK FORMLARI DEPOLARDA KALMADI'
Özellikle aspirin ve muadili ilaçların artışında son dönemde Edirne merkezde geçen yıla göre yüzde 84 artış yaşandığını ifade eden Ciravoğlu, "Bu grup aspirinlerin satışında geçen yıla göre özellikle kapılar açıldıktan ve turistler gelmeye başladıktan sonra çok yüksek oranda bir artış gözlüyoruz. Geçen yılın son 3 aylık dönemiyle bu yılın son 3 aylık dönemini karşılaştırdığımızda Edirne merkez genelinde yüzde 84 oranında bir artış söz konusu. Bunun da tabii çoğunluğu turistlerden kaynaklanıyor. Dolayısıyla şu anda 100 miligramlık formları depolarda yok aspirinin. Üretimin yetişmemesi de söz konusu bir taraftan. Ancak diğer taraftan baktığımızda da doğru yerde doğru kişilerce kullanıldığında, ülkemize döviz kazandırmış oluyor bir yandan" ifadelerini kullandı.
'KANI SULANDIRARAK, KORUYACAĞINI DÜŞÜNÜYORLAR'
Özellikle aspirinin kan sulandırıcı ve pıhtı önleyici özelliğe sahip olmasından dolayı tercih edildiğini kaydeden Ciravoğlu, "Koronavirüste ölüm nedeni olarak ilk önce akciğerlerde sorun yarattığı ve bu şekilde bir ölüme sebebiyet verdiği biliniyor. İkinci olarak da kanda pıhtılaşma oluşturduğu ve bunun beyin veya başka organlara damar tıkanıklığı yaparak, ölüme sebebiyet verdiği biliniyor. Dolayısıyla burada kanı sulandırarak, bu tür bir durumdan koruyacağını düşünüyorlar. Ama bunun ifade ettiğimiz gibi önce hekim kontrolü yapılıp, değerlendirilip, ondan sonra kullanılması gerekiyor" şeklinde konuştu.
'MUTLAKA HEKİM KONTROLÜNDE ALINMALI'
Aspirinin kan sulandırıcı özelliğinden dolayı koronavirüse karşı koruma sağlayacağı tezini doğru bulmadığını ifade eden Ciravoğlu, "Aspirin, düşük dozda, 100 miligramlık dozlarda bağırsakta çözünen, tipik kan sulandırıcı olarak kullanılan bir ilaçtır. Ancak bunun mutlaka hekim kontrolünde kullanılması gerekir, hekim tarafından reçete edilmesi gerekir. Yapılan tetkiklerden sonra, kişiye gerekiyorsa verilir ve kullanıma başlanır. Vatandaşın, kendi kendine alayım, koronaya karşı korunayım ya da kan sulandırıcı olarak kullanayım şeklinde bir yaklaşımı var. Bu tür ilaçları alması sakıncalıdır, mutlak surette bir hekim kontrolünden sonra alınması gerekir" dedi.
Bulgaristan'dan Edirne'ye alışveriş için gelen Hatice Yorulmaz ise özellikle grip mevsiminin başlamasıyla koronavirüsten de korunma amaçlı aspirin aldığını belirtti. Yorulmaz, "Her hafta sonu Edirne'ye geliyorum. Geldiğim zaman da eczaneden özellikle aspirin ve grip ilaçları alıyorum. Koronavirüs döneminde önlem almak istiyoruz” diye konuştu.
İlginizi Çekebilir
KIŞ AYLARININ KABUSU FİBROMİYALJİ KADER DEĞİL!
Halk arasında "yumuşak doku romatizması" olarak bilinen Fibromiyalji, özellikle kış aylarında adeta bir kabusa dönüşerek hastaların yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşürüyor. Uzmanlar, bu hastalığın kader olmadığını ve kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarıyla fibromiyaljiyi yönetmenin mümkün olduğunu belirtiyor.
Balkan Onkoloji Hastanesi ek binası inşaatına başlandı
Edirne'de Trakya Üniversitesi Edirneli hayırsever iş insanı Soner Çeker’in yaptığı bağışla Onkoloji Hastanesi ek binası inşaatına başlandı.
Yılbaşı öncesi 'kozmetik alkol' uyarısı; böbrek ve karaciğerde ciddi problemlere neden oluyor
Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Alkollü İçkiler Analiz Özel Gıda Kontrol Laboratuvarı Müdürü ve Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turgut Cabaroğlu, yılbaşı öncesi sahte içki uyarısında bulunarak "Laboratuvarımıza gelen numunelerin içerik analizini yaptığımızda ağırlıklı olarak kozmetik sektöründe ve dezenfektan adı altında kullanılan alkollerin, alkollü içki üretiminde kullanıldığını görüyoruz" dedi.
Uzmanından yılbaşı sofrası için sağlıklı beslenme önerileri
Sağlıklı ve lezzetli yeni yıl tabakları için önerilerde bulunan Uzman Diyetisyen Ege Ramadanoğlu, “Yemekleri yağda kızartarak değil; fırında, ızgarada, suda, buharda pişirebilirsiniz. Her çeşit mayonezsiz ve yağsız salatayı istediğiniz kadar tüketebilirsiniz. Toplam 6-8 yemek kaşığı zeytinyağlı tercih edebilirsiniz. Ayrıca, sofraya şarküteri ve kabuklu deniz ürünleri yerine peynir, hindi füme ve taze sebzelerin koyulması daha sağlıklı bir başlangıç yapmanızı sağlayacaktır” dedi.
Kalın bağırsak kanserleri erken teşhisle önlenebilir
Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Osman Civil, kalın bağırsak kanserlerinin erken teşhisle önlenebileceğini vurgulayarak, “Poliplerin zamanında çıkarılması ve düzenli taramalar çok önemli, sağlıklı yaşam alışkanlıkları kanser riskini önemli ölçüde azaltıyor” dedi.
Prof.Dr. Gürdal: Erkeklerde meme kanserinde artış yüzde 25'leri buldu
Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı'ndan Meme ve Endokrin Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Sibel Özkan Gürdal, "Farkındalığın az olduğu bir grup erkekler. Erkekler meme kanseri olma ihtimallerini hiç düşünmüyorlar, Halbuki erkekler meme kanseri olabilir. Azdır, yüzde 1-2'dir ama günümüzde bu artış yüzde 20-25'leri bulmaktadır. Meme kanseri eski yıllara göre erkeklerde daha fazladır" dedi.