Çay keyfi zehre dönüşmesin; Şekerli çay birçok hastalığa davetiye çıkarıyor
SağlıkSofraların ve sohbetin vazgeçilmezi arasında yer alan çay, kimileri tarafından şekerli, kimileri tarafından da şekersiz tüketiliyor. Türkiye’de yıllık kişi başı yaklaşık 4 kilogram çay tüketildiğini dile getiren İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Sübet Özerdem, “Şekerli çay metabolizma hastalıklarına meyili artırıyor. Ayrıca diyabet riskiyle beraber kalp damar hastalıkları gelişmesine neden oluyor. İyi bir antioksidan olan çayın şekersiz tüketimi vücudumuz için oldukça faydalı” dedi.
Yemeklerde, yemekten hemen sonra ya da önce, koyu bir sohbete eşlik eden ilk içecek olarak akla çay geliyor. Dünya Çay Komitesi'nin geçtiğimiz yıllarda yayınladığı rapora göre, dünyada yılda kişi başı en çok çay tüketen ülkeler sıralamasında ise Türkiye, 3,5 kilogram ile ilk sırada yer alıyor. Çay tüketiminin Türk toplumu için çok değerli bir yere sahip olduğunu söyleyen Medipol Mega Üniversite Hastanesi’nden İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Sübet Özerdem, çayın nasıl tüketilmesi gerektiğiyle ilgili uyarılarda bulundu. Vatandaşı da ikiye bölen çayın şekerli yada şekersiz içilmesiyle ilgili konuşan Özerdem, “Çayın vücuda faydaları ve zararları var ancak şekerli çay içmenin zararları çok fazla. Şeker kendi başına kalori içeriği yüksek olduğu için çayla beraber çok yüksek miktarda alındığında belli hastalıkların riskini artırıyor. Çayın günde 3-4 fincandan daha fazla içilmemesi gerekiyor” diye konuştu.
ÇAY TİRYAKİLERİ DİKKAT!
Çayı şekerli içmeyi tercih edenlere uyarılarda bulunan Uzm. Dr. Özerdem, “Şekerli çay diş yapısının bozulmasına neden oluyor ve orada enfeksiyonların kolayca yerleşmesine sebep oluyor. Çok tiryaki olan bir çay içicisinin günde en az 10-15 bardak çay içtiğini farz edersek, ortalama bir küp şekerin de 22 kilokaloriye yakın enerji verdiğini düşünürsek, bir çay içicisi sadece şekerle günlük bazal metabolizmasının 4’te 1’ini karşılamış oluyor. Bu birikim dolayısıyla vücutta ciddi hastalıklara meyil oluşuyor. İnsülün direnci, şekere yatkınlık gelişiyor. Bununla birlikte diyabet riskiyle beraber kalp damar hastalıkları beraberinde geliyor” dedi.
ÇAY İYİ BİR ANTİOKSİDAN; KALP DAMAR HASTALIKLARININ AZALMASINA ETKİLİ
Çayın insan vücudu için faydalı bir içecek olduğunu hatırlatan Özerdem, “Çay bir antioksidan. Bu özelliği sayesinde özellikle kalp damar hastalıklarının azaltılmasında, kolesterol, trigliserid düşmesinde etkili. Damar hastalıkları ve inmenin oluşmasına da engel oluyor. Çay içmek kansızlığa sebep olur diye bir algı var. Çayın içerisinde tanin maddesinin demir emilimini engellendiği biliniyor. Çok çay içen kişilerde, özellikle çayı yemeklerle, yemekten hemen önce ya da sonra tüketirsek ve bu oran artarsa demir eksikliği meyili de oluşturabilir” ifadelerini kullandı.
ÇAYI NASIL TÜKETMELİYİZ?
Doğru çay tüketimi hakkında açıklamalarda bulunan Özerdem, sözlerine şöyle devam etti: “Çok uzun süre demlenmiş çay içilmemeli. Çay çok sıcak da içilmemeli ve mümkünse 70 derecenin altında içilmeli ki gırtlakta tahrişlere ve tümörlere sebep olmasın. Çay şekerle birlikte içilmemeli çünkü içindeki şeker hem diş hastalıklarına hem de metabolizma hastalıklarına meyil artırıyor. Çay demir eksikliği yapabildiğinden, özellikle bitkisel demirin emilimini bozduğundan yemekten önce, hemen sonra ve beraber içilmemeli.” (DHA)
İlginizi Çekebilir
KIŞ AYLARININ KABUSU FİBROMİYALJİ KADER DEĞİL!
Halk arasında "yumuşak doku romatizması" olarak bilinen Fibromiyalji, özellikle kış aylarında adeta bir kabusa dönüşerek hastaların yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşürüyor. Uzmanlar, bu hastalığın kader olmadığını ve kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarıyla fibromiyaljiyi yönetmenin mümkün olduğunu belirtiyor.
Balkan Onkoloji Hastanesi ek binası inşaatına başlandı
Edirne'de Trakya Üniversitesi Edirneli hayırsever iş insanı Soner Çeker’in yaptığı bağışla Onkoloji Hastanesi ek binası inşaatına başlandı.
Yılbaşı öncesi 'kozmetik alkol' uyarısı; böbrek ve karaciğerde ciddi problemlere neden oluyor
Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Alkollü İçkiler Analiz Özel Gıda Kontrol Laboratuvarı Müdürü ve Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turgut Cabaroğlu, yılbaşı öncesi sahte içki uyarısında bulunarak "Laboratuvarımıza gelen numunelerin içerik analizini yaptığımızda ağırlıklı olarak kozmetik sektöründe ve dezenfektan adı altında kullanılan alkollerin, alkollü içki üretiminde kullanıldığını görüyoruz" dedi.
Uzmanından yılbaşı sofrası için sağlıklı beslenme önerileri
Sağlıklı ve lezzetli yeni yıl tabakları için önerilerde bulunan Uzman Diyetisyen Ege Ramadanoğlu, “Yemekleri yağda kızartarak değil; fırında, ızgarada, suda, buharda pişirebilirsiniz. Her çeşit mayonezsiz ve yağsız salatayı istediğiniz kadar tüketebilirsiniz. Toplam 6-8 yemek kaşığı zeytinyağlı tercih edebilirsiniz. Ayrıca, sofraya şarküteri ve kabuklu deniz ürünleri yerine peynir, hindi füme ve taze sebzelerin koyulması daha sağlıklı bir başlangıç yapmanızı sağlayacaktır” dedi.
Kalın bağırsak kanserleri erken teşhisle önlenebilir
Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Osman Civil, kalın bağırsak kanserlerinin erken teşhisle önlenebileceğini vurgulayarak, “Poliplerin zamanında çıkarılması ve düzenli taramalar çok önemli, sağlıklı yaşam alışkanlıkları kanser riskini önemli ölçüde azaltıyor” dedi.
Prof.Dr. Gürdal: Erkeklerde meme kanserinde artış yüzde 25'leri buldu
Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı'ndan Meme ve Endokrin Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Sibel Özkan Gürdal, "Farkındalığın az olduğu bir grup erkekler. Erkekler meme kanseri olma ihtimallerini hiç düşünmüyorlar, Halbuki erkekler meme kanseri olabilir. Azdır, yüzde 1-2'dir ama günümüzde bu artış yüzde 20-25'leri bulmaktadır. Meme kanseri eski yıllara göre erkeklerde daha fazladır" dedi.