Çocuklarda bu belirtilere dikkat; lenfomanın habercisi olabilir
SağlıkLenfoma olarak da bilinen lenf kanserine ilişkin uyarılarda bulunan Çocuk Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Ceyhun Bozkurt, “Bu hastalık çocuklarda lenf bezi büyümeleri, halsizlik, iştahsızlık, inatçı ateş, vücudun değişik yerlerinde birtakım morluklar gibi bulgularla gelebilir. Daha önce rastlamadığımız anormal değişiklikler olursa hekime başvurmalıyız” dedi.
Lenfomanın vücudun savunma hücreleri olan lenfositlerin kanserleşerek kontrolsüz büyümesiyle ortaya çıktığını belirten Medical Park Bahçelievler Hastanesi Çocuk Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Ceyhun Bozkurt, lenf bezlerinin vücudun kalesi gibi olduğunu söyledi. Prof. Dr. Bozkurt, 15 Eylül Dünya Lenfoma Farkındalık Günü dolayısıyla açıklamalarda bulundu.
ERİŞKİNLERDE DAHA ÇOK GÖRÜLÜYOR
Lenfomanın daha çok erişkin dönemde görüldüğünü belirten Prof. Dr. Bozkurt, “Çocukluk çağı kanserleri tüm kanserlerin içinde yüzde 1-2 gibi düşük bir oranı oluşturmaktadır. Genel olarak bakıldığında lenfomalar erişkin kanserlerinin yüzde 5’ini, çocukluk çağı kanserlerinin ise yüzde 19-20’sini oluşturmaktadır. Nüfusla orantılandığında erişkinlerde çocukluk çağına oranla daha çok lenfoma hastalarıyla karşılaşabiliriz” dedi.
ÇOCUKLARDA HALSİZLİK, İŞTAHSIZLIK, İNATÇI ATEŞE DİKKAT
Lenfomanın erişkin hastalarda daha çok lenf bezi büyümeleri ile ortaya çıktığını dile getiren Prof. Dr. Bozkurt, “Çocuklarda ise yaygın olarak lenf bezi büyümeleri, kontrolsüz büyümeler, halsizlik, iştahsızlık, inatçı ateş, vücudun değişik yerlerinde bir takım morluklar olması gibi bir takım bulgularla gelebilir” ifadelerini kullandı.
LENF BEZİ BÜYÜMELERİNDEN KORKMAYIN
Prof. Dr. Bozkurt, çocuklarda yalnızca lenf bezi büyümelerinden endişe edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, “Erişkinin aksine çocukluk çağındaki lenf bezi büyümelerinin yüzde 98-99’unun nedeni iyi huylu enfeksiyonlardır. Bu çocukluk çağı döneminde oldukça sık karşılaşılan bir tablodur. Çocukların bağışıklık sisteminin iyi çalıştığını da dolaylı olarak gösteren bir bulgudur. Lenf bezi büyümeleri verilen tedaviye rağmen devam ediyorsa, ek başka anormal yerlerde büyümeler ortaya çıkıyorsa, karaciğer, dalak büyümesi, solunum sıkıntısı ortaya çıkıyorsa; bunun yanında halsizlik, iştahsızlık, uzun süren ateş gibi daha önce çocuğumuzda rastlamadığımız yeni ve anormal belirtiler varsa mutlaka en yakındaki hekimlere başvurulmasını öneriyoruz” diye konuştu.
MORARMALARA DİKKAT
Vücutta yaşanan morlukların her çocukta olabileceğini hatırlatan Prof. Dr. Bozkurt, “Bacak alt kısımlarında oluşan morluklar çarpmaya bağlı olabilir. Bunun dışında kanama, pıhtılaşma sorunları da morarma şeklinde bulgularla gelebilir. Aileler hemen kötü huylu bir hastalık olduğunu düşünmesinler. Çoğunlukla bunun altından iyi huylu hastalıklar çıkıyor. Diğer bulguların eşlik ettiği morarmalar önemli olabilir. Bu saydığım anormal bulgular eşlik ediyorsa ailelerin farkındalığının artması ve ilgili hekime bir an önce başvurmaları gerekmektedir” dedi.
ÇOCUKLARDA TEDAVİDE YÜZDE 99’A VARAN BAŞARI ŞANSI
Lenfoma hastalığında dünyadaki ve bilimdeki gelişmelere paralel olarak tedavi şansının çok yüksek olduğunu ifade eden Prof. Dr. Ceyhun Bozkurt, şunları söyledi: “Erişkin hastalarda yüzde 70’lerin üzerinde çocuklarda ise yüzde 90-95 oranında iyileşme elde ediyoruz. İyileşmede temel kullandığımız tedavi yöntemi kemoterapidir. Bunun yanında radyoterapi, nadiren cerrahi tedaviler, hedefe yönelik tedaviler dediğimiz akıllı ilaç tedavileri ve son dönemde erişkin hastalarda kullanılan genetiği değiştirilmiş savunma hücrelerimizin tedavide kullanılması gibi yöntemler var. Çok dirençli hastalığı olanlarda kök hücre nakli gibi gerekli tedavi yöntemlerini kullanıyoruz.”
Prof. Dr. Bozkurt, pandemi sürecinde tedavi takiplerinin aksatılmaması ve sağlıklı beslenmenin de önemine değindi.
İlginizi Çekebilir
KIŞ AYLARININ KABUSU FİBROMİYALJİ KADER DEĞİL!
Halk arasında "yumuşak doku romatizması" olarak bilinen Fibromiyalji, özellikle kış aylarında adeta bir kabusa dönüşerek hastaların yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşürüyor. Uzmanlar, bu hastalığın kader olmadığını ve kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarıyla fibromiyaljiyi yönetmenin mümkün olduğunu belirtiyor.
Balkan Onkoloji Hastanesi ek binası inşaatına başlandı
Edirne'de Trakya Üniversitesi Edirneli hayırsever iş insanı Soner Çeker’in yaptığı bağışla Onkoloji Hastanesi ek binası inşaatına başlandı.
Yılbaşı öncesi 'kozmetik alkol' uyarısı; böbrek ve karaciğerde ciddi problemlere neden oluyor
Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Alkollü İçkiler Analiz Özel Gıda Kontrol Laboratuvarı Müdürü ve Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turgut Cabaroğlu, yılbaşı öncesi sahte içki uyarısında bulunarak "Laboratuvarımıza gelen numunelerin içerik analizini yaptığımızda ağırlıklı olarak kozmetik sektöründe ve dezenfektan adı altında kullanılan alkollerin, alkollü içki üretiminde kullanıldığını görüyoruz" dedi.
Uzmanından yılbaşı sofrası için sağlıklı beslenme önerileri
Sağlıklı ve lezzetli yeni yıl tabakları için önerilerde bulunan Uzman Diyetisyen Ege Ramadanoğlu, “Yemekleri yağda kızartarak değil; fırında, ızgarada, suda, buharda pişirebilirsiniz. Her çeşit mayonezsiz ve yağsız salatayı istediğiniz kadar tüketebilirsiniz. Toplam 6-8 yemek kaşığı zeytinyağlı tercih edebilirsiniz. Ayrıca, sofraya şarküteri ve kabuklu deniz ürünleri yerine peynir, hindi füme ve taze sebzelerin koyulması daha sağlıklı bir başlangıç yapmanızı sağlayacaktır” dedi.
Kalın bağırsak kanserleri erken teşhisle önlenebilir
Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Osman Civil, kalın bağırsak kanserlerinin erken teşhisle önlenebileceğini vurgulayarak, “Poliplerin zamanında çıkarılması ve düzenli taramalar çok önemli, sağlıklı yaşam alışkanlıkları kanser riskini önemli ölçüde azaltıyor” dedi.
Prof.Dr. Gürdal: Erkeklerde meme kanserinde artış yüzde 25'leri buldu
Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı'ndan Meme ve Endokrin Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Sibel Özkan Gürdal, "Farkındalığın az olduğu bir grup erkekler. Erkekler meme kanseri olma ihtimallerini hiç düşünmüyorlar, Halbuki erkekler meme kanseri olabilir. Azdır, yüzde 1-2'dir ama günümüzde bu artış yüzde 20-25'leri bulmaktadır. Meme kanseri eski yıllara göre erkeklerde daha fazladır" dedi.