Çok sık dezenfektan kullanmak ciddi hastalıklara yol açabilir
SağlıkAkdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Coşkun Usta, dezenfektan maddelerinin kimyasal bileşikler olduğunu ve bunların sık kullanımının ileride çok ciddi hastalıklara yol açabileceği konusunda uyarılarda bulundu. Usta, "zaman içinde bu kimyasallar nörolojik hastalıklar dediğimiz Alzheimer, Parkinson olarak geri dönecektir hatta, uzun vadede kanseri tetikleyecektir" dedi.
Türkiye’de corona virüsünden korunmak için bir dizi önlem paketi açıklanırken, kişisel hijyenin ne kadar önemli olduğu da yapılan açıklamalarla sık sık hatırlatılıyor. Alınan önlemler kapsamında ilk sırada elleri sabun ile sık sık yıkamak, alkol ve dezenfektan maddeleriyle dezenfekte etme geliyor. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Coşkun Usta, dezenfektan maddelerini sık kullanımının bir takım sorunlara yol açabileceği belirtti.
ÇOK SIK KİMYASALA MARUZ KALMAK KANSERİ TETİKLEYEBİLİR
Dezenfektanlar maddelerinin kimyasal yapıda bileşikler olduğunun altını çizen Usta, insanların korku ve panikle aşırı derecede kimyasala maruz kaldığını söyledi. Kullanılan kimyasalların çok ciddi hastalıklara neden olabileceği uyarısında bulunan Usta şunları söyledi, “Dezenfektan doktorların çok acil durumlarda, örneğin ameliyata girerken antisepsi dediğimiz sterilizasyon gerekli durumlarda kullanılan bir tıbbi üründür aslında. Virüs nedeniyle tabi çok ciddi bir şekilde kullanımı söz konusu olmaya başladı. Yani bocalamak tarzında bütün dünyayı kimyasala boğduk. Bugün bu virüsten kurtulacağız ama bu kimyasallar yok olmayacak. Dolayısıyla da zaman içinde bu kimyasallar nörolojik hastalıklar dediğimiz Alzheimer, Parkinson olarak geri dönecektir. Hatta uzun vadede kanseri tetikleyecektir. Bunun dışında önümüzdeki dönemde astım, alerjik hastalıkları da tetikleyecektir. Bununla da birlikte ellerde ve vücut yüzeylerinde egzama, yaralar göreceğiz”
“DEFNE SABUNU ÇOK İDEALDİR”
Kullanılan maddelerin kimyasal oldukları için gün içersinde çok fazla kullanmaması gerektiğini belirten Usta, “Şu anda dezenfektanlarda yüksek oranda alkol kullanılmaktadır. Hatta vücutta emilir, fazla miktarda kullanırsak… Dolayısıyla da bu durum mutlaka egzamaları tetikleyecektir. Ben bunun yerine biyolojik yapıda var olabilen ya da çok zararsız bitkisel dezenfektan olan şeylerin yaygın olarak özelikle ellerimizde kullanılmasını istiyorum. Çünkü zarar verme durumu ortadan kalkacaktır. Bu konuda defne sabunu çok idealdir. Banyo yaparken de, saçlarımıza kullanabileceğimiz bir şeydir. Zaten bu corona virüsü olayı çıkmadan önce ABD'de ki ilaç onaylayan şirket içerisinde anti bakteriyel şeyleri barındıran el ve sıvı sabunlarını yasakladı. Çok acil durumda şimdi tekrar bocalama şeklinde kullanılıyor. Burada bir hata var. Tekrar geriye dönmemiz gerekiyor”dedi.
“HER DAKİKA EL YIKAMAK TAMAMEN YANLIŞ”
Sürekli el yıkamak yerine, dışarıdan geldikten sonra ellerin yıkanması gerektiğini belirten Usta, “İnsanlar zaten bir korku ve paronaya içerisinde. Her dakika el yıkamak tamamen yanlış, sadece herhangi bir nedenden dolayı dışarı çıktınız, içeri ilk girdiğiniz de ellerinizi yıkacaksınız. Eğer dışarıda da çok önemli bir temasta olduğunuzu düşünüyorsanız yıkayabilirsiniz . Asıl olay virüsü eve getirmemek. Yani elinizi yüzünüze götürmemek. Dolayısıyla da eve girdiğinizde elinizi yıkamanız yeterli olacaktır zaten. Olasılık olduğu için biz bunu söylüyoruz. Yüzde 100 bulaştıracaksınız diye bir şey söz konusu değil. Ama olasılığı azaltmış oluyoruz. Yani tek tek olasılıkları azaltıp bunu bir topluma yaydığınızda olasılığın değeri büyüyor. Bir kişi için çok önemsiz ama 100 bin kişi aynı işlemi yapınca o zaman bulaşmama oranına katkıda bulunuyor” diye konuştu.
İlginizi Çekebilir
KIŞ AYLARININ KABUSU FİBROMİYALJİ KADER DEĞİL!
Halk arasında "yumuşak doku romatizması" olarak bilinen Fibromiyalji, özellikle kış aylarında adeta bir kabusa dönüşerek hastaların yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşürüyor. Uzmanlar, bu hastalığın kader olmadığını ve kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarıyla fibromiyaljiyi yönetmenin mümkün olduğunu belirtiyor.
Balkan Onkoloji Hastanesi ek binası inşaatına başlandı
Edirne'de Trakya Üniversitesi Edirneli hayırsever iş insanı Soner Çeker’in yaptığı bağışla Onkoloji Hastanesi ek binası inşaatına başlandı.
Yılbaşı öncesi 'kozmetik alkol' uyarısı; böbrek ve karaciğerde ciddi problemlere neden oluyor
Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Alkollü İçkiler Analiz Özel Gıda Kontrol Laboratuvarı Müdürü ve Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turgut Cabaroğlu, yılbaşı öncesi sahte içki uyarısında bulunarak "Laboratuvarımıza gelen numunelerin içerik analizini yaptığımızda ağırlıklı olarak kozmetik sektöründe ve dezenfektan adı altında kullanılan alkollerin, alkollü içki üretiminde kullanıldığını görüyoruz" dedi.
Uzmanından yılbaşı sofrası için sağlıklı beslenme önerileri
Sağlıklı ve lezzetli yeni yıl tabakları için önerilerde bulunan Uzman Diyetisyen Ege Ramadanoğlu, “Yemekleri yağda kızartarak değil; fırında, ızgarada, suda, buharda pişirebilirsiniz. Her çeşit mayonezsiz ve yağsız salatayı istediğiniz kadar tüketebilirsiniz. Toplam 6-8 yemek kaşığı zeytinyağlı tercih edebilirsiniz. Ayrıca, sofraya şarküteri ve kabuklu deniz ürünleri yerine peynir, hindi füme ve taze sebzelerin koyulması daha sağlıklı bir başlangıç yapmanızı sağlayacaktır” dedi.
Kalın bağırsak kanserleri erken teşhisle önlenebilir
Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Osman Civil, kalın bağırsak kanserlerinin erken teşhisle önlenebileceğini vurgulayarak, “Poliplerin zamanında çıkarılması ve düzenli taramalar çok önemli, sağlıklı yaşam alışkanlıkları kanser riskini önemli ölçüde azaltıyor” dedi.
Prof.Dr. Gürdal: Erkeklerde meme kanserinde artış yüzde 25'leri buldu
Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı'ndan Meme ve Endokrin Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Sibel Özkan Gürdal, "Farkındalığın az olduğu bir grup erkekler. Erkekler meme kanseri olma ihtimallerini hiç düşünmüyorlar, Halbuki erkekler meme kanseri olabilir. Azdır, yüzde 1-2'dir ama günümüzde bu artış yüzde 20-25'leri bulmaktadır. Meme kanseri eski yıllara göre erkeklerde daha fazladır" dedi.