Evlat nöbetine katılan anne: Umudumuz her geçen gün artıyor
GündemVan'da çocukları dağa kaçırılan aileler, bu hafta da bir araya gelerek Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM) binası önüne yürüyüp, slogan attı. Eyleme kızı Şeyma için katılan Nazlı Sancar, geçen hafta da 2 kişinin daha dağdan geldiğini, umutlarının her gün arttığını belirterek, "Gittikçe umudumuz artıyor. Geçen haftada 2 evladımız geldi. 49 evladımızı kazandık. Her gün bizim umudumuz artıyor. Allah'ın izniyle devletimizin gücüyle biz hepimizle evlatlarımıza kavuşacağız. Biz kandili yerle bir edeceğiz" diye konuştu.
Terör örgütü PKK tarafından dağa kaçırılan çocukları için nöbet tutan ailelerin DEM Parti İl Başkanlığı binası önündeki evlat nöbeti sürüyor. Aileler, ellerinde Türk bayrakları, çocuklarının fotoğrafları ve üzerinde 'Dağları kurtlara, kuşlara bırakın', 'Çocuklarımızı istiyoruz', 'Anneler nöbette', 'Artık yeter, yakamızdan düşün', 'Şehitler ölmez vatan bölünmez', 'Çocuklarımız kimsenin piyonu olmayacak' yazılı dövizlerle DEM Parti binasının önüne yürüdü. Polisin yoğun güvenlik önlemi aldığı yürüyüş sırasında aileler, 'Kahrolsun PKK, iş birlikçi HDP', 'Şehitler ölmez, vatan bölünmez' sloganları attı. DEM Parti İl Başkanlığı binası önüne gelen ailelerin sesini bastırmak için yine yüksek sesle müzik açıldı.
Evlat nöbetine 2012 yılında 13 yaşındayken dağa kaçırılan kızı Şeyma için katılan Nazlı Sancar, geçen hafta 2 kişinin daha evladına kavuştuğunu belirterek umutlarının her geçen gün arttığını söyledi. Sancar, "Geçen haftada 2 evladımız geldi. 49 evladımızı kazandık. Her gün bizim umudumuz artıyor. Allah'ın izni devletimizin gücüyle biz hepimizde evlatlarımıza kavuşacağız. Biz Kandil’i yerle bir edeceğiz. Bu al bayrağı Kandil'de dikeceğiz. Bizimki evlat mücadelesidir. Evladın tarifi yoktur. Biz siyaset için, koltuk için burada değiliz. Biz sadece hakkımız olan evlatlarımızı HDP'den PKK'dan istiyoruz. Biz evlatlarımız için buradayız" dedi.
Her hafta umutla geldiklerini anlatan Sancar, "O silah onların çocuklarına layıktır. Bizim çocuklarımızın elinden kalem alıp silah veriyorlar. Bizim çocuklarımızın hayatını kararttılar. Bütün zulmü Kürtlere yapıyorlar. Her gün şehit veriyoruz. Artık içimiz kan ağlıyor. Bizim çocuklarımızı, kardeşi kardeşe öldürtüyorlar. Şeyma kızım eğer anneni görüyorsan, duyuyorsan yıllardır senin peşindeyim. Senin peşini bırakmıyorum. Gel devlet güçlerine teslim ol kızım. Geçen haftada 2 çocuk geldi. Ailelerine kavuştular. Bu zalimlere neden inanıyorsun. O katil kıyafetlerini onların yüzüne fırlat kızım. Bütün dağdaki çocuklara çağrımdır, gelsinler devlet güçlerine teslim olsunlar" diye konuştu. (DHA)
İlginizi Çekebilir
İran, Umman Denizi'nde bir konteyner gemisini hedef aldı
İran güçlerinin, Umman Denizi'nde uyarıları dikkate almadığı gerekçesiyle bir konteyner gemisine ateş açtığı bildirildi.
İran'dan ABD'ye abluka tepkisi: Bu bir savaş eylemidir
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD'nin İran limanlarına yönelik ablukasını 'savaş eylemi' olarak nitelendirerek, “Ticari bir gemiyi vurmak ve mürettebatını rehin almak çok daha büyük bir ateşkes ihlalidir” dedi.
Flintlock-2026 Çok Uluslu Özel Kuvvetler Tatbikatı’nın deniz safhasında eğitimler gerçekleştirildi
Milli Savunma Bakanlığı, Libya’da düzenlenen Flintlock-2026 Çok Uluslu Özel Kuvvetler Tatbikatı’nın deniz safhasında ‘Helikopterden Halatla İniş Eğitimi’ ve ‘Gemi Zapt ve Müsadere Eğitimi’nin yapıldığını duyurdu.
İran: Tehditlerin gölgesinde müzakereyi kabul etmiyoruz
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD Başkanı Donald Trump'ın abluka uygulayarak müzakere masasını teslimiyet masasına dönüştürmeyi istediğini belirterek, “Tehditlerin gölgesinde müzakereyi kabul etmiyoruz” dedi.
Trump: İran müzakere etmezse hiç görülmemiş sorunlarla karşılaşacak
ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın müzakere masasına oturacağından emin olduğunu belirterek, aksi takdirde Tahran yönetiminin ‘daha önce hiç görmediği türden sorunlarla karşılaşacağını’ söyledi.
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: Taahhütlere sadık kalmak anlamlı bir diyaloğun temelidir
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, taahhütlere sadık kalmanın anlamlı bir diyaloğun temeli olduğunu vurgulayarak, ülkede ABD’nin tutumuna yönelik derin tarihsel güvensizliğin sürdüğünü kaydetti.