© Malkara Haber © 2023

Güçlü bir bağışıklık sistemi için 8 altın kural!

Tüm dünyada hızla yayılan koronavirüsün (COVİD-19) bağışıklık sistemi güçlü olmayan bireyler için tehlike olduğu biliniyor. Salgına karşı alınması gereken önlemler arasında bağışıklığı güçlendirmenin ise en önemli unsurlardan biri olduğu belirtiliyor.

İstanbul Rumeli Üniversitesinin Uygulama Hastanesi olan REYAP Çorlu Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Gizem Öztopanlar, koronavirüsü salgınından korunmak ve bağışıklık sisteminizi güçlendirmeniz için 8 altın kuralı paylaştı.

1-Yükte hafif pahada ağır besinler seçin.

 Küçük miktarlarda yüksek kalori barındıran gıdalar gün içinde fark etmeden ihtiyacınızdan fazla kalori almanıza sebep olabilir. Yiyeceğiniz besinleri seçerken besinlerin vitamin, mineral, protein veya liften zengin olmasına dikkat edin. 1 paket çikolata yemek yerine liften zengin 1 elma ve proteinden zengin 1 bardak sütü tercih etmeniz sağlıklı besin seçimini oluşturacaktır.

2- Her renkten sebzeye sofranızda yer verin.

Mevsim sebzelerinden günde 4-5 porsiyon olacak şekilde tüketmeye özen gösterin. Mümkün olduğunca çeşitli ve renkli sebzeler seçin. Sarı, turuncu ve kırmızı sebzeler temel vitaminleri, karoten ve doğal antioksidanları daha çok içerir. Çiğ yenilen sebzeler bütün vitamin ve mineral içeriğini korur. Lif açısından da daha zengindir.

3- Ne kadar su içtiğinizi takip edin.

Vücuttaki su oranının yeterli düzeyde tutulması yaşamsal önem taşır. Su, hücrelere oksijen ve besin öğelerinin taşınmasını, atık ürünlerin böbreklerden atılmasını sağlamakla birlikte sindirim sistemi, cilt sağlığı, bağışıklık sistemi üzerinde de önemli rolleri vardır. Her gün kilogram başına 30 ml su tükettiğinizden emin olun.

4- Pişirme yönteminizi dikkatli seçin.

Doğru besin seçimi kadar pişirme yöntemi de sağlığınızı etkiliyor. Yemeklerinizi hazırlarken kızartma/kavurma yerine ızgara/haşlama/fırın/yağsız tava/buharda pişirme yöntemlerinden uygun olanı tercih edin.

5- Baharatların gücünden faydalanın.

Doğru yerde ve doğru miktarda kullanıldığında baharatlar tat duyunuza hitap ederken sağlığınıza da katkıda bulunacaktır. Kırmızı biber kapsaisin gücü sayesinde ağrıları azaltır, kilo kontrolünü kolaylaştırır, tansiyonu, kolesterolü dengeler. Zerdeçal bellek korumadan kanseri önlemeye, bağışıklığı güçlendirmeden karaciğer yağlanmasını azaltmaya kadar pek çok etki barındırır. Kan şekerini dengeleyen tarçın aynı zamanda antimikrobiyaldir.

 

6- Yeterli lif aldığınızdan emin olun.

Sağlıklı beslenmenin anahtar noktası yeterli miktarda meyve, sebze ve tahıl bulundurmasıdır. Lif sadece bitkilerde bulunur ve sindirilemediği için kalorisizdir. Sindirim sisteminin düzenli çalışması için dışkıya hacim kazandırır. Yüksek lifli diyetler sindirimi hızlandırır. Bağırsakta bulunan kanserojen maddeler, liflerle birlikte güvenli bir şekilde atılır. Lif alımı metabolizmayı ve sindirimi düzenler. Kan şekerinin normal seviyesinin korumasında ve besin öğelerinin emilmesinde etkilidir. Kolesterol seviyesini azaltır.

7- Probiyotik içeren gıdalar önemli

Probiyotikler bağışıklığımıza destek olan, şekerimizi, kolesterolümüzü, kilomuzu ayarlamada bile önemli işlevler üstlenen, vitamin üreten, hazmı kolaylaştırıp güçlendiren ve daha pek çok alanda sağlığımıza neredeyse karşılıksız ama son derece önemli hizmeti aralıksız veren sadık ve faydalı bağırsak bakterilerimizdir.

Bu bakterileri dışardan daha fazla kazanmak, bağırsaklarımızda onlara daha fazla alan açmak, sayılarını mümkün olduğu kadar çoğaltmak çok önemli bir koruyucu sağlık unsuru. Bu nedenle probiyotik zengini yoğurt, kefir, peyniri düzenli tüketmek çok önemli.

8- Sağlıklı tabak modeline bir göz atın.

Tabağınızın yarısını sebze ve meyveler ile,1/4 'ünü sağlıklı protein (tavuk/balık/hindi eti/yumurta/kurubaklagiller),1/4 ünü kompleks karbonhidratlar (tam buğday unu, bulgur,karabuğday gibi) ile doldurun. Yanına 1 bardak yoğurt,ayran ya da kefir ekleyin.

İlginizi Çekebilir

KIŞ AYLARININ KABUSU FİBROMİYALJİ KADER DEĞİL!

Halk arasında "yumuşak doku romatizması" olarak bilinen Fibromiyalji, özellikle kış aylarında adeta bir kabusa dönüşerek hastaların yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşürüyor. Uzmanlar, bu hastalığın kader olmadığını ve kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarıyla fibromiyaljiyi yönetmenin mümkün olduğunu belirtiyor.

Balkan Onkoloji Hastanesi ek binası inşaatına başlandı

Edirne'de Trakya Üniversitesi Edirneli hayırsever iş insanı Soner Çeker’in yaptığı bağışla Onkoloji Hastanesi ek binası inşaatına başlandı.

Yılbaşı öncesi 'kozmetik alkol' uyarısı; böbrek ve karaciğerde ciddi problemlere neden oluyor

Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Alkollü İçkiler Analiz Özel Gıda Kontrol Laboratuvarı Müdürü ve Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turgut Cabaroğlu, yılbaşı öncesi sahte içki uyarısında bulunarak "Laboratuvarımıza gelen numunelerin içerik analizini yaptığımızda ağırlıklı olarak kozmetik sektöründe ve dezenfektan adı altında kullanılan alkollerin, alkollü içki üretiminde kullanıldığını görüyoruz" dedi.

Uzmanından yılbaşı sofrası için sağlıklı beslenme önerileri

Sağlıklı ve lezzetli yeni yıl tabakları için önerilerde bulunan Uzman Diyetisyen Ege Ramadanoğlu, “Yemekleri yağda kızartarak değil; fırında, ızgarada, suda, buharda pişirebilirsiniz. Her çeşit mayonezsiz ve yağsız salatayı istediğiniz kadar tüketebilirsiniz. Toplam 6-8 yemek kaşığı zeytinyağlı tercih edebilirsiniz. Ayrıca, sofraya şarküteri ve kabuklu deniz ürünleri yerine peynir, hindi füme ve taze sebzelerin koyulması daha sağlıklı bir başlangıç yapmanızı sağlayacaktır” dedi.

Kalın bağırsak kanserleri erken teşhisle önlenebilir

Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Osman Civil, kalın bağırsak kanserlerinin erken teşhisle önlenebileceğini vurgulayarak, “Poliplerin zamanında çıkarılması ve düzenli taramalar çok önemli, sağlıklı yaşam alışkanlıkları kanser riskini önemli ölçüde azaltıyor” dedi.

Prof.Dr. Gürdal: Erkeklerde meme kanserinde artış yüzde 25'leri buldu

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı'ndan Meme ve Endokrin Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Sibel Özkan Gürdal, "Farkındalığın az olduğu bir grup erkekler. Erkekler meme kanseri olma ihtimallerini hiç düşünmüyorlar, Halbuki erkekler meme kanseri olabilir. Azdır, yüzde 1-2'dir ama günümüzde bu artış yüzde 20-25'leri bulmaktadır. Meme kanseri eski yıllara göre erkeklerde daha fazladır" dedi.

TÜM HABERLER