© Malkara Haber © 2023

Nöroloji uzmanından müsilaj uyarısı; felç riski var

Müsilajın denizdeki canlılara ve tüketilmeleri halinde insan beynine etkilerini değerlendiren Nöroloji Uzmanı Dr. Oğuzhan Onultan, "İtalya’da 2011 yılında yapılan çalışmaya göre, müsilajın içindeki yağlı yapının cıva, bakır gibi ağır metalleri tutmaya yatkın olduğunu ortaya koydu. Deniz dibine çöken müsilajın kabuklu deniz canlıları tarafından süzülmesi ve bunların gıda olarak tüketilmesi felç, Alzheimer, ALS, MS, Parkinson gibi nörodejeneratif hastalık riskini artırmaktadır" dedi.

Denizdeki mikroorganizmaların üremek için fosfor ve azota ihtiyaç duyduğunu aktaran Medicana Kadıköy Hastanesi’nden Nöroloji Uzmanı Dr. Oğuzhan Onultan, Marmara Denizi'ndeki kirliliğin bunu fazlasıyla sağladığını dile getirdi.

"MÜSİLAJIN İÇİNDEKİ YAĞ DOKUSU AĞIR METALLERİ KOLAYCA TUTUYOR"

Dr. Onultan, müsilajın organik bir yapı olduğunu belirterek, "Hümin adı verilen yapıyı içeriyor. Daha önce Adriyatik Denizi’nde görüldüğü için İtalya’nın yaptığı araştırmalar var. İçinde amino asit, yağ ve karbonhidratın çeşitli formatları bulunuyor. Müsilajın içindeki yağ dokusu ağır metalleri kolayca tutuyor. Denizin dibine çökünce de tabandaki özellikle kabuklu canlıların gıdası haline geliyor" diye konuştu.

"CIVA, KURŞUN ARSENİK BULUNUYOR"

Özellikle midyelerde bulunan paralitik shellfish toksinin ( PST) felç yapabildiğine dikkat çeken Dr. Onultan, "Müsilajda bulunan en zararlı ağır metal cıva, arsenik, kurşun ve lityum bulunuyor. Bu maddeler yağda çözülebiliyor. Beyin omurilik bariyeri dediğimiz sıvıya geçebiliyorlar. Beyinde özellikle cıva ve kurşunun ciddi toksik etkileri bulunuyor. Beyinde sinir hücreleri arasındaki iletimi etkiliyor. Toksik etkiliyle olması gereken elektrolitlerin yerini değiştiriyor. Cıva beynin hafıza merkezini olumsuz etkiliyor” ifadelerini kullandı.

"LİFLİ GIDALAR BEYİNDEKİ CIVAYI AZALTIYOR"

Midye, istiridye, istakoz gibi kabuklu canlıların deniz suyunu süzerek beslendiğini hatırlatan Dr. Onultan, "Özellikle bu dönemde tüketilmeleri riskli. Kültür balıkçılığı yapan yerlerden deniz ürünü alabilirsiniz. Yine İtalya’da 2014 yılında yapılan bir çalışmaya göre, lifli gıdalar beyindeki ağır metalleri azaltıyor. Yeşillik, sebze ve meyveyi bol bol tüketmek lazım, beyinde biriken cıva oranını düşürüyor” dedi.

İlginizi Çekebilir

KIŞ AYLARININ KABUSU FİBROMİYALJİ KADER DEĞİL!

Halk arasında "yumuşak doku romatizması" olarak bilinen Fibromiyalji, özellikle kış aylarında adeta bir kabusa dönüşerek hastaların yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşürüyor. Uzmanlar, bu hastalığın kader olmadığını ve kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarıyla fibromiyaljiyi yönetmenin mümkün olduğunu belirtiyor.

Balkan Onkoloji Hastanesi ek binası inşaatına başlandı

Edirne'de Trakya Üniversitesi Edirneli hayırsever iş insanı Soner Çeker’in yaptığı bağışla Onkoloji Hastanesi ek binası inşaatına başlandı.

Yılbaşı öncesi 'kozmetik alkol' uyarısı; böbrek ve karaciğerde ciddi problemlere neden oluyor

Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Alkollü İçkiler Analiz Özel Gıda Kontrol Laboratuvarı Müdürü ve Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turgut Cabaroğlu, yılbaşı öncesi sahte içki uyarısında bulunarak "Laboratuvarımıza gelen numunelerin içerik analizini yaptığımızda ağırlıklı olarak kozmetik sektöründe ve dezenfektan adı altında kullanılan alkollerin, alkollü içki üretiminde kullanıldığını görüyoruz" dedi.

Uzmanından yılbaşı sofrası için sağlıklı beslenme önerileri

Sağlıklı ve lezzetli yeni yıl tabakları için önerilerde bulunan Uzman Diyetisyen Ege Ramadanoğlu, “Yemekleri yağda kızartarak değil; fırında, ızgarada, suda, buharda pişirebilirsiniz. Her çeşit mayonezsiz ve yağsız salatayı istediğiniz kadar tüketebilirsiniz. Toplam 6-8 yemek kaşığı zeytinyağlı tercih edebilirsiniz. Ayrıca, sofraya şarküteri ve kabuklu deniz ürünleri yerine peynir, hindi füme ve taze sebzelerin koyulması daha sağlıklı bir başlangıç yapmanızı sağlayacaktır” dedi.

Kalın bağırsak kanserleri erken teşhisle önlenebilir

Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Osman Civil, kalın bağırsak kanserlerinin erken teşhisle önlenebileceğini vurgulayarak, “Poliplerin zamanında çıkarılması ve düzenli taramalar çok önemli, sağlıklı yaşam alışkanlıkları kanser riskini önemli ölçüde azaltıyor” dedi.

Prof.Dr. Gürdal: Erkeklerde meme kanserinde artış yüzde 25'leri buldu

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı'ndan Meme ve Endokrin Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Sibel Özkan Gürdal, "Farkındalığın az olduğu bir grup erkekler. Erkekler meme kanseri olma ihtimallerini hiç düşünmüyorlar, Halbuki erkekler meme kanseri olabilir. Azdır, yüzde 1-2'dir ama günümüzde bu artış yüzde 20-25'leri bulmaktadır. Meme kanseri eski yıllara göre erkeklerde daha fazladır" dedi.

TÜM HABERLER