© Malkara Haber © 2023

Servislerimizde ve yoğun bakımda koronavirüs tanısıyla yatan hastamız kalmadı

Tekirdağ Çorlu Devlet Hastanesi Başhekimi ve Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Doğan, son dönemlerde artan koronavirüs vakalarını düşüşe geçtiğini belirterek, "Bu dönemde biz bir servis 35 yatak artı 15 yoğun bakım yatağı hastalarımız için ayırmıştık ve ciddi bir hasta yatışıyla karşı karşıya kaldık. Bugüne baktığımızda servislerimizde ve yoğun bakımda Covid-19 tanısıyla yatan hastamız kalmadı" dedi.

Çorlu Devlet Hastanesi Başhekimi ve Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Doğan, koronavirüs salgınında Kurban Bayramı'nda artan vaka sayısının her geçen gün gerilediğini belirterek, günlük 500 vaka sayısından bugün pozitif hasta sayılarının 50'nin altına düştüğünü söyledi. Doç. Dr. Doğan, "Yani bir pik yaşadık ve vaka sayılarında azalmaya doğru ilerliyoruz. Bu dönemde biz bir servis 35 yatak artı 15 yoğun bakım yatağı hastalarımız için ayırmıştık ve ciddi bir hasta yatışıyla karşı karşıya kaldık.  Bugüne baktığımızda servislerimizde ve yoğun bakımda Covid-19 tanısıyla yatan hastamız kalmadı. Şöyle bir durum da var pozitif test sayımız azalmakta fakat teste başvuran kişi sayısında da bir azalma var. Semptomlar hafif seyrettiği için insanların önemli bir bölümü test yaptırmıyorlar. Sonbahara giriyoruz. Sonbahara girdiğimizde yalnızca covid değil, covid dışındaki diğer viral enfeksiyonlarda, özellikle influenza sıklığında da bir artış beklenmekte. Bu nedenle risk grubundaki vatandaşlarımızın mutlak suretle grip aşılarını eksikse de zatürre aşılarını yaptırmalarını öneriyorum. Hatırlatma dozuna ilgi biraz önce bahsettiğimiz pikin başlamasıyla beraber çok arttı. Günlük de 3 bine varan aşı başvurularımız oldu. Şu an günlük aşı başvuru sayımız 200-250 civarında" dedi.

'HİJYENİN ÖNEMİ BÜYÜK'  

Koronavirüsle mücadelede yaklaşık 2,5 yıldır aynı şeylerin konuşulduğunu söyleyen Doç. Dr. Doğan, şöyle dedi: "Bu nedenle temel hijyen kurallarına uyulmasını öneriyoruz. Özellikle el hijyeni önemini biraz daha bu dönemde artırdı. Semptomu olan çocukların maske takması ya da test yaptırmalarını öneriyoruz. Bunun dışında şu an  pek bir şey önermeyeceğiz. Koronavirüs sık mutasyona uğrayan bir virüs. 2019  yılında ortaya çıkan Covid- 19  ile şu an yaşadığımız omicron varyantı arasında çok büyük bir genomik farklılık var. Semptomlar farklı, bulaş hızı farklı, hastalık yükü de farklı. Yani daha hafif semptomlarla atlatmaktayız. Bizim yatırdığımız hasta önemli bir bölümü 65 yaş üstü vatandaşlarımızdı. Ayrıca ek hastalığı olan kişiler bu dönemde ağır hastalık geçirme riskiyle karşı karşıya kaldılar.  Şöyle söyleyebiliriz, var olan mevcut varyantın bulaş hızı yüksek akciğer enfeksiyonu oluşturma yeteneği daha az olan bir virüs. Fakat yine de total rakamlara baktığımızda ölüm ve hasta sayısı yüksek. Çünkü vaka sayıları yüksek. Yüz binlerin üzerinde totalde bir vaka sayısı görmekteyiz. İlk başladığımızda bizim günlük yatırdığımız hasta sayımız toplam PCR pozitif hasta sayısının yüzde 1'ini yatırırken biz kendi verilerimize göre şu an binde 1'ini yatırmaktayız. Fakat vaka sayıları daha yüksek olduğu için bu da yine insanlarımız için bir tehdit oluşturmaya devam etmekte. Özellikle 65 yaş üzerinde olan eşlik eden, hasta olan insanlar bu dönemde risk altındalar. Şimdi  yeni açıklamalar yapılıyor. Özellikle Pfizer'ın ve Moderna'nın güncel covid varyantıyla, genomuyla aşı çalışmalarını tamamladıklarını ve bu yeni varyanta uygun aşının piyasaya sürüleceği yönünde. Şöyle söyleyeyim sonbahara giriyoruz, sonbahar dönemi üst solunum yolu enfeksiyonlarının arttı. Bir mevsim geçişinin yaşandığı dönemdir. Bu dönemde özellikle influenza virüsü yani grip virüsü de devreye girmekte. Buna bağlı olarak da üst solunum yolu enfeksiyonları ve zatürre görebilmekteyiz. Biz risk grubunda olan vatandaşlarımızın öncelikle gribe karşı aşılanmasını öneriyoruz."(DHA)

İlginizi Çekebilir

KIŞ AYLARININ KABUSU FİBROMİYALJİ KADER DEĞİL!

Halk arasında "yumuşak doku romatizması" olarak bilinen Fibromiyalji, özellikle kış aylarında adeta bir kabusa dönüşerek hastaların yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşürüyor. Uzmanlar, bu hastalığın kader olmadığını ve kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarıyla fibromiyaljiyi yönetmenin mümkün olduğunu belirtiyor.

Balkan Onkoloji Hastanesi ek binası inşaatına başlandı

Edirne'de Trakya Üniversitesi Edirneli hayırsever iş insanı Soner Çeker’in yaptığı bağışla Onkoloji Hastanesi ek binası inşaatına başlandı.

Yılbaşı öncesi 'kozmetik alkol' uyarısı; böbrek ve karaciğerde ciddi problemlere neden oluyor

Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Alkollü İçkiler Analiz Özel Gıda Kontrol Laboratuvarı Müdürü ve Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turgut Cabaroğlu, yılbaşı öncesi sahte içki uyarısında bulunarak "Laboratuvarımıza gelen numunelerin içerik analizini yaptığımızda ağırlıklı olarak kozmetik sektöründe ve dezenfektan adı altında kullanılan alkollerin, alkollü içki üretiminde kullanıldığını görüyoruz" dedi.

Uzmanından yılbaşı sofrası için sağlıklı beslenme önerileri

Sağlıklı ve lezzetli yeni yıl tabakları için önerilerde bulunan Uzman Diyetisyen Ege Ramadanoğlu, “Yemekleri yağda kızartarak değil; fırında, ızgarada, suda, buharda pişirebilirsiniz. Her çeşit mayonezsiz ve yağsız salatayı istediğiniz kadar tüketebilirsiniz. Toplam 6-8 yemek kaşığı zeytinyağlı tercih edebilirsiniz. Ayrıca, sofraya şarküteri ve kabuklu deniz ürünleri yerine peynir, hindi füme ve taze sebzelerin koyulması daha sağlıklı bir başlangıç yapmanızı sağlayacaktır” dedi.

Kalın bağırsak kanserleri erken teşhisle önlenebilir

Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Osman Civil, kalın bağırsak kanserlerinin erken teşhisle önlenebileceğini vurgulayarak, “Poliplerin zamanında çıkarılması ve düzenli taramalar çok önemli, sağlıklı yaşam alışkanlıkları kanser riskini önemli ölçüde azaltıyor” dedi.

Prof.Dr. Gürdal: Erkeklerde meme kanserinde artış yüzde 25'leri buldu

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı'ndan Meme ve Endokrin Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Sibel Özkan Gürdal, "Farkındalığın az olduğu bir grup erkekler. Erkekler meme kanseri olma ihtimallerini hiç düşünmüyorlar, Halbuki erkekler meme kanseri olabilir. Azdır, yüzde 1-2'dir ama günümüzde bu artış yüzde 20-25'leri bulmaktadır. Meme kanseri eski yıllara göre erkeklerde daha fazladır" dedi.

TÜM HABERLER