© Malkara Haber © 2023

Su ve tuzla doğal dezenfektan; virüsleri öldürüyor

Su ve tuzun elektrolize edilmesiyle oluşan hipokloröz asit hakkında bilgi veren Prof. Dr. Ahmet Aydın, bu doğal çözeltinin son derece kuvvetli ve güçlü etkisi olduğunu söyledi. Prof. Dr. Aydın, “Sebzelerin ve meyvelerin dezenfektesinde, yüzeylerde kullanılabilir. Çevreyle dost bir dezenfektandır. Raf ömrü saklama koşullarına uyulduğunda 12 aydır” dedi.

Dünyayı kasıp kavuran koronavirüse karşı korunmak için sabun ve suyla yapılan el temizliği önem taşıyor. Bunun yanı sıra vatandaşın dezenfektanları da çok fazla kullandığını söyleyen Yeditepe Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Eczacılık Fakültesi Farmasötik Toksikoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Aydın, su ve tuzdan oluşan hipokloröz asitin etkili bir dezenfektan olduğunu söyledi. Aydın, “Tuz ve suyun birlikte özel düzeneklerle elektrolize edilmesi ve elde edilen çözeltinin içerisindeki yoğunlukla olan bileşen hipokloröz asittir. Bu; bakterileri, virüsleri öldüren etkin bir dezenfektan ya da antiseptik bir madde olarak yer alır” dedi.

“VÜCUDUMUZ DA ÜRETİYOR”

Vücudumuzda, dışarıdan giren virüs, bakteri herhangi bir yabancı maddeyi hücre içerisine alarak temizleyen hücrelerimiz olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aydın, “Hipokloröz asit içerisinde, fizyolojik olarak vücutta üretilen, bakterilerin ve virüslerin öldürülmesinde kullanılan fizyolojik bir moleküldür” ifadelerini kullandı.

“ETKİN BİR DEZENFEKTAN”

Hipokloröz asidin yer aldığı ruhsatlı bazı ürünlerin bulunduğunu ve bunların içerisinde elektro aktif su denilen bir ürün olduğunu söyleyen Aydın, “Bununla ilgili hazır ürünler var. Hipokloröz asit su ve sofra tuzunun özel düzeneklerle elektroliz yöntemiyle ayrıştırılmasıyla oluşan bir ürün olarak karşımıza çıkar” diye konuştu.

“SEBZELERİ HİPOKLORÖZ ASİT İLE YIKAYABİLİRSİNİZ”

Prof. Dr. Aydın, her dezenfektanın kendine özgü özellikleri olduğuna vurgu yaparak, “Kullanıldığı anda çevrede hemen etkisini gösterebilir. Çevrede kalma özelliği yok. İnsan ve çevre sağlığı için güvenli. Her alanda kullanılabilir. Sebzelerin ve meyvelerin dezenfektesinde, yüzeylerde kullanılabilir. Ruhsatlı, yara iyileştirmede, pansumanda kullanılan ürünler bile var” dedi.

SAKLAMA KOŞULLARINA UYULDUĞUNDA 12 AY DAYANABİLİR

Hipokloröz asidin uzun ömürlü olduğunu belirten Prof. Dr. Aydın, sözlerine şöyle devam etti:

“Ağzı açık kalmamalı, havayla temas etmemeli ve ışıktan uzak durmalı. Kapalı olduğu ortamda en az 12 ay dayanabilir. Her ürün doğrudan güneş ışığına maruz bırakılmamalıdır. Basit bir çeşme suyunu bile şişesinin içinde doğrudan güneş ışığına maruz bıraktığımız anda plastik şişenin içerisinden suyun içerisine başka maddeler girebilir.”

İlginizi Çekebilir

KIŞ AYLARININ KABUSU FİBROMİYALJİ KADER DEĞİL!

Halk arasında "yumuşak doku romatizması" olarak bilinen Fibromiyalji, özellikle kış aylarında adeta bir kabusa dönüşerek hastaların yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşürüyor. Uzmanlar, bu hastalığın kader olmadığını ve kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarıyla fibromiyaljiyi yönetmenin mümkün olduğunu belirtiyor.

Balkan Onkoloji Hastanesi ek binası inşaatına başlandı

Edirne'de Trakya Üniversitesi Edirneli hayırsever iş insanı Soner Çeker’in yaptığı bağışla Onkoloji Hastanesi ek binası inşaatına başlandı.

Yılbaşı öncesi 'kozmetik alkol' uyarısı; böbrek ve karaciğerde ciddi problemlere neden oluyor

Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Alkollü İçkiler Analiz Özel Gıda Kontrol Laboratuvarı Müdürü ve Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turgut Cabaroğlu, yılbaşı öncesi sahte içki uyarısında bulunarak "Laboratuvarımıza gelen numunelerin içerik analizini yaptığımızda ağırlıklı olarak kozmetik sektöründe ve dezenfektan adı altında kullanılan alkollerin, alkollü içki üretiminde kullanıldığını görüyoruz" dedi.

Uzmanından yılbaşı sofrası için sağlıklı beslenme önerileri

Sağlıklı ve lezzetli yeni yıl tabakları için önerilerde bulunan Uzman Diyetisyen Ege Ramadanoğlu, “Yemekleri yağda kızartarak değil; fırında, ızgarada, suda, buharda pişirebilirsiniz. Her çeşit mayonezsiz ve yağsız salatayı istediğiniz kadar tüketebilirsiniz. Toplam 6-8 yemek kaşığı zeytinyağlı tercih edebilirsiniz. Ayrıca, sofraya şarküteri ve kabuklu deniz ürünleri yerine peynir, hindi füme ve taze sebzelerin koyulması daha sağlıklı bir başlangıç yapmanızı sağlayacaktır” dedi.

Kalın bağırsak kanserleri erken teşhisle önlenebilir

Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Osman Civil, kalın bağırsak kanserlerinin erken teşhisle önlenebileceğini vurgulayarak, “Poliplerin zamanında çıkarılması ve düzenli taramalar çok önemli, sağlıklı yaşam alışkanlıkları kanser riskini önemli ölçüde azaltıyor” dedi.

Prof.Dr. Gürdal: Erkeklerde meme kanserinde artış yüzde 25'leri buldu

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı'ndan Meme ve Endokrin Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Sibel Özkan Gürdal, "Farkındalığın az olduğu bir grup erkekler. Erkekler meme kanseri olma ihtimallerini hiç düşünmüyorlar, Halbuki erkekler meme kanseri olabilir. Azdır, yüzde 1-2'dir ama günümüzde bu artış yüzde 20-25'leri bulmaktadır. Meme kanseri eski yıllara göre erkeklerde daha fazladır" dedi.

TÜM HABERLER