Uzmanından varisli anne adaylarına uyarı: Tedavi olmayın, bebeğe zarar verebilirsiniz
SağlıkVarisin her yaşta görülebilen yaygın bir hastalıkken, özellikle hamilelik dönemindeki kadınlarda varis oluşumuna yatkınlık olduğunu belirten Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Bora Farsak anne adaylarına, “Çocuğunuzun sağlığını tehlikeye atmamak açısından variste kozmetik tedavi için bebeğinizi sütten kesmeyi bekleyin ve öyle tedavi olun. Aksi takdirde tedavi süreci sütünüze zarar vererek bebeğinizi etkileyebilir” uyarısında bulundu.
Varisin çok yaygın bir sağlık soru olduğuna işaret eden Prof. Dr. Bora Farsak, genetik yatkınlık, kadın olmak ve doğurganlığın varis oluşumunda önemli etkenlerden olduğunu söyledi. Özellikle hamilelik döneminde kadınlarda varise yatkınlık oranının arttığını vurgulayan Prof. Dr. Farsak, buna neden olan etkenleri açıkladı. Bunlardan birinin hormon seviyesindeki artışlar olduğunu belirten Prof. Dr. Farsak, “Doğumun kolaylaşması için hamilelikte artan hormon seviyesi ile vücutta bağ dokusu gevşemektedir. Bu yüzden bacaklar ve karın çevresindeki toplar damarlarda da artan bağ dokusu gevşemesi varise ortam hazırlar” şeklinde konuştu.
“4’ÜNCÜ AYDAN SONRA KENDİNİ GÖSTERMEYE BAŞLIYOR”
Hamilelikte vücutta artan sıvı miktarının da varis oluşumuna etkisi olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Farsak, damarlardaki yükün bu yüzden arttığını ve varis oluştuğunu söyledi. Prof. Dr. Farsak, “Özellikle 4’üncü aydan sonra leğen kemiğinin üzerine çıkıp artık görselleşmeye başlayan çocuğun ana damarlara daha fazla baskı yapmaya başladığını belirten Prof. Dr. Farsak, “Büyüdükçe daha fazla yapıp kalbe dönüşü engellediği için bacaklarımızdaki yine basınç yükseliyor. Duvara yüklenen basınç artıyor ve gene uygunsanız yani genetik yatkınlığınız var ise varislerimiz ortaya çıkıyor” dedi.
“YAPILAN HER DOĞUMDA RİSK, DAHA DA ARTIYOR”
Yapılan her doğumda bir sonraki doğum için varis oluşma olasılığının arttığını belirten Prof. Dr. Farsak, "Resmi rakam olmamakla diyelim varis oluşma ihtimali yüzde 10 ise ikincide yüzde 15, üçüncüde ise yüzde 25 olabilir" ifadelerini kullandı.
ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER
İlk şikâyetin ağrı olacağını belirten Prof. Dr. Farsak, bunun yanında özellikle öğle sonraları akşama doğru gece ödemlerinin de eşlik edeceği ağrıların oluşacağını söyledi. Çok ciddi, çok kabarmış damarları olanlarda gece kaşıntıları olabileceğini de kaydeden Prof. Dr. Farsak, “Gece krampları olabilir. Huzursuz bacak aslında tanısı olmayan bir hastalık ama son on beş yirmi yıldır huzursuz bacağın tanıları içerisine ya da uyaranları içerisinde toplar damar yetmezliği çok ciddi bir yer almış durumdadır” diye konuştu.
Varis oluşumunu önlemenin bu dönemde önem arz ettiğine değinen Prof. Dr. Farsak hamile kadınlara; aşırı kilo almamaları, mutlaka düzenli yürüyüş yapmaları ve 4’üncü aylarından sonra mutlaka varis çorabı giymeleri, uyurken sağ değil sol tarafa doğru yatmaları önerilerinde bulundu.
“BU DÖNEMDE TEDAVİYİ TERCİH ETMİYORUZ”
Çok büyük problemler olan kanama, pıhtı, patlama gibi durumlar olmadığı sürece hamilelikte tedavi etmeyi uygun bulmadıklarını ifade eden Prof. Dr. Farsak, bu dönemde alınan önlemlerin üzerinde yoğunlaştıklarını söyledi. Hamilelikte kendisine tedavi olmak için birçok hastanın başvurduğunu da belirten Prof. Dr. Farsak, “Hamilelikte ne kozmetik tedavi uyguluyoruz ne de ameliyat yapıyoruz. Doğum yapıldığında ameliyat yapılabilir ancak ben bunu da çok tercih etmiyorum. Çünkü yaşanılan bu süreçler anne sütünü etkiliyor. Bu yüzden başvuran hastalara bebeğini sütten kestikten sonra gelip tedavi olmalarını öneriyorum” diyerek sözlerini noktaladı.
İlginizi Çekebilir
KIŞ AYLARININ KABUSU FİBROMİYALJİ KADER DEĞİL!
Halk arasında "yumuşak doku romatizması" olarak bilinen Fibromiyalji, özellikle kış aylarında adeta bir kabusa dönüşerek hastaların yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşürüyor. Uzmanlar, bu hastalığın kader olmadığını ve kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarıyla fibromiyaljiyi yönetmenin mümkün olduğunu belirtiyor.
Balkan Onkoloji Hastanesi ek binası inşaatına başlandı
Edirne'de Trakya Üniversitesi Edirneli hayırsever iş insanı Soner Çeker’in yaptığı bağışla Onkoloji Hastanesi ek binası inşaatına başlandı.
Yılbaşı öncesi 'kozmetik alkol' uyarısı; böbrek ve karaciğerde ciddi problemlere neden oluyor
Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Alkollü İçkiler Analiz Özel Gıda Kontrol Laboratuvarı Müdürü ve Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turgut Cabaroğlu, yılbaşı öncesi sahte içki uyarısında bulunarak "Laboratuvarımıza gelen numunelerin içerik analizini yaptığımızda ağırlıklı olarak kozmetik sektöründe ve dezenfektan adı altında kullanılan alkollerin, alkollü içki üretiminde kullanıldığını görüyoruz" dedi.
Uzmanından yılbaşı sofrası için sağlıklı beslenme önerileri
Sağlıklı ve lezzetli yeni yıl tabakları için önerilerde bulunan Uzman Diyetisyen Ege Ramadanoğlu, “Yemekleri yağda kızartarak değil; fırında, ızgarada, suda, buharda pişirebilirsiniz. Her çeşit mayonezsiz ve yağsız salatayı istediğiniz kadar tüketebilirsiniz. Toplam 6-8 yemek kaşığı zeytinyağlı tercih edebilirsiniz. Ayrıca, sofraya şarküteri ve kabuklu deniz ürünleri yerine peynir, hindi füme ve taze sebzelerin koyulması daha sağlıklı bir başlangıç yapmanızı sağlayacaktır” dedi.
Kalın bağırsak kanserleri erken teşhisle önlenebilir
Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Osman Civil, kalın bağırsak kanserlerinin erken teşhisle önlenebileceğini vurgulayarak, “Poliplerin zamanında çıkarılması ve düzenli taramalar çok önemli, sağlıklı yaşam alışkanlıkları kanser riskini önemli ölçüde azaltıyor” dedi.
Prof.Dr. Gürdal: Erkeklerde meme kanserinde artış yüzde 25'leri buldu
Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı'ndan Meme ve Endokrin Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Sibel Özkan Gürdal, "Farkındalığın az olduğu bir grup erkekler. Erkekler meme kanseri olma ihtimallerini hiç düşünmüyorlar, Halbuki erkekler meme kanseri olabilir. Azdır, yüzde 1-2'dir ama günümüzde bu artış yüzde 20-25'leri bulmaktadır. Meme kanseri eski yıllara göre erkeklerde daha fazladır" dedi.