CHP Milletvekili Faik Öztrak, Devrim’e Konuştu

Abone ol
Malkara Şehirlerarası Otogar açılışı münasebetiyle ilçeye gelen Cumhuriyet Halk Partisi Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak Devrim Gazetesi Malkara Bürosunu ziyaret ederek, çalışanlara başarılar diledi.CHP’li Öztrak ziyarette yaptığı konuşmada şunları söyledi; Türkiye tarihinin en önemli yol ayrımlarından birine geliyor. Yolun bir tarafında 1920’den başlayarak egemenliğimizi ve milli irademizi emanet ettiğimiz Türkiye Büyük Millet Meclisinin yönetiminde ülkenin gitmesi var. Diğer tarafında ise, bugüne kadar hiç görmediğimiz Başbakanlığın kaldırılması, meclisin tüm yetkilerinin budanması ve hükümetin giderek tamamen atanmışlardan oluşan ve Cumhurbaşkanından hesap sorulması neredeyse olanaksız hale geldiği tek adam parti rejimine doğru gidiyoruz.

TEK ADAM DEVLETLERİNİN SONU HEP HÜSRAN OLMUŞTUR
Tek adam tarafından yönetilen parti devletlerini Kaddafi’nin Libya’sında, Saddam’ın Irak’ında ve Esad’ın Suriye’sinde gördük. Ne oldu bunların sonu peki? Bunların sonu hep hüsran oldu. Büyük alt üst oluşlar, kan, iç savaşlar, büyük göçler ve büyük acılar oluştu. Yolun bir tarafında son derece karanlık bir gelecek var. Diğer tarafında ise Türkiye’nin parlamenter demokratik rejiminin idare edildiği 1946’dan, FİİLİ BAŞKANLIK döneminin başladığı 2014 yılına kadar baktığımızda Türkiye’nin önünde bir takım ciddi gelişmeler mevcuttur.BUNUN ADI BAŞKANLIK REJİMİDİR
Bugün Türkiye G-20 üyesi olan bir ülke. Dünyanın Süper liginde oynuyoruz. Bu getirilen ve hangi mutfakta piştiği belli olmayan alelacele hazırlanmış projenin başı başka iç kısmı başkadır. Yani Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi diyor, ama Cumhurbaşkanı yardımcılarına, cumhurbaşkanı yardımcısı demiyor. Başkan yardımcısı diyor. Başbakanın olmadığı yerde zaten Cumhurbaşkanı olmaz bunun adı Başkanlık rejimidir, Tek adam rejimidir.Türkiye’de 1071’den beri mevcut olan başbakanlığı kaldırıyoruz. 1876’dan bu yana mevcut olan meclisi kaldırıyoruz. Ondan sonra da bu rejim değişikliği değil de bu sistem değişikliği deme cüretini gösteriyoruz. Bu olacak iş değildir.BU BASBAYAĞI REJİM DEĞİŞİKLİĞİDİR
Bu basbayağı çok ciddi bir rejim değişikliğidir. Türkiye’yi dünyanın başarısız ülkeler ligine düşürmeye dönük bir projedir. Daha açık söylemek gerekirse 2003 yılının 1 Mart’ında Türkiye Büyük Millet Meclisinin engellediği BÜYÜK ORTA DOĞU PROJESİ’nin gerçekleştirilmesi için hazırlanmış olan bir komplodur.Bugün yönetimde olanların Başbakanlığı ve Parti Başkanlığını yeniden geri almaları ve Cumhurbaşkanlığını da elinde tutması ve tüm bunlar hoşuna gidiyor, olabilir. Ben açık söylüyorum bir ülkede bu süper yetkileri emperyalistler kendilerine teslim olmayan ve biat etmeyen kimseye bırakmazlar. Şunu kabul edelim. Emperyalistlerin istediklerini tek adama kabul ettirmeleri ve tek adamı aldatmaları çok daha kolaydır. Ama Türkiye’nin tamamını temsil eden Meclise kabul ettirmeleri son derece güçtür. 1 Mart’ta bunu yapamadılar. Bugün Türkiye’nin tarihine baktığımızda, Abdülhamit Meclisi Mebusan-ı feshettiğinde onu ilk kutlayan Almanya’ydı. İngilizlerin İstanbul’a girdiklerinde de ilk kapattıkları yer Meclis-i Mebusan’dır. FETÖ’nün darbe girişiminde de ilk yıktıkları yer yine Türkiye Büyük Millet Meclisidir.Meclisin asli görevleri ikidir. Bir tanesi kanun çıkarmaktır diğeri de yürütmeyi denetlemektir. Şimdi getirilen bu proje, Yürütmeyi denetlemeyi tamamen ortadan kaldırıyor. Meclisin yürütmenin politikalarını denetleme imkanı artık yok. Sözlü ve yazılı soru soramıyor, gensoru veremiyor.Zaten Cumhurbaşkanı da söylüyor zaten bıktım bu gensorulardan diye. Bundan sonra millet beş senede bir gensoru soracaktır. Yani bir anlamda ŞİMDİ GİT BEŞ YIL SONRA GEL SİSTEMİ geliyor.56 milletvekilinin verdiği imza ile bugün Başbakana soruşturma komisyonu açılmasını önerebiliyorum. Yine 276 tane Milletvekilinin imzasıyla da Başbakanı yüce divana verebiliyorum. Yeni getirdikleri sistemde ise Cumhurbaşkanına ancak 301 imzayla soruşturma komisyonu açılmasını önerebiliyorum, 400 imzayla yüce divana gönderebiliyorum. Ama bir püf noktası daha var. 276 imzayla Başbakanı yüce divana gönderdiğinde, Başbakan başbakanlığı bırakıyor. Ama Cumhurbaşkanını yüce divana gönderdiğinde Cumhurbaşkanı yüce divanda mahkum olursa görebilir. Yüce divan kim? Anayasa mahkemesi… Anayasa Mahkemesini kim atıyor? Cumhurbaşkanı ve listeye kendisinin yazdığı milletvekilleri… Dolayısıyla anayasa mahkemesine kimi seçecekler, Cumhurbaşkanını hiçbir şekilde mahkum etmeyecek olan yargıçlar seçecekler. O zaman Cumhurbaşkanından hesap sormak Başbakandan hesap sormaktan daha mı kolay daha mı zor? Tabii ki çok daha zor... Fiilen aslında hesap soramayacak duruma getiriyorlar. Dolayısıyla tamamen partili yargıçlardan, partili savcılardan, partili bürokrat bakanlardan, partili başkan yardımcılarından oluşan bir parti devleti… Onun başında da milletin yüzde ellisinin oy verdiği Cumhurbaşkanı… Ama milletin yüzde yüzünün oy verdiği meclis hesap soramıyor aksine O meclisi vesayeti altına almış oluyor.Cumhurbaşkanı yurt dışına çıktığında da kendisinin atadığı ve kimseye sormadığı başkan yardımcıları vekalet edecek.Bugün Ulaş Başkan yurt dışına çıktığında Meclis üyelerinden biri vekalet ediyor. Yani milletin seçtiği vekalet ediyor. Milletin seçtiğine atanmışın biri vekalet ederse bu olmaz.16 Nisan’da bütün vatandaşlarımızın sandığa gitmesini ve sandıkta bereketin rengi olan kahverenginin üzerine yazılmış olan ‘’HAYIR’’ın üstüne tercih mührünü vurmalarını istiyorum. Bizim özgürlük anlayışımız, vatan sevgimiz, bizim ekmeğimize sahip çıkmamız için yapmamız gereken budur.FİİLİ BAŞKANLIK SİSTEMİ YAŞANIYOR
Türkiye 2014 yılından beri fiili başkanlık sistemiyle idare ediliyor. Cumhurbaşkanı da bunu söyledi. Parlamenter rejim bekleme odasında, bundan sonra artık eskisi gibi olmayacak, dedi. Fiili başkanlıkla yönetildiğini açıkça ifade etti. 2014 yılından bugüne kadar bu milletin cebindeki para toplam olarak 78 milyar dolar azaldı. İşsiz sayısı 765 bin kişi arttı. Dolayısıyla fiili başkanlık döneminde biz mutlu olmadık. İhracat azaldı, turizm azaldı. Enflasyon rekor üstüne rekor kırdı. Faizler ve enflasyon iki haneli rakamlara geldi. Fiili başkanlık bize ekonomik olarak da mutluluk ve huzur getirmedi. Fiili başkanlık döneminde o kadar büyük kargaşalar oldu ki askeri darbe girişimini dahi yaşadık. Ekonomik olarak da baktığımızda cebimiz boşaldı. Fiilisi bu ise, milletimiz düşünecek hukukisi ne getirir!?Erdi KURU - Önder TABAK | DEVRİM


- 0SEVDİM
- 0ALKIŞ
- 0KOMİK
- 0İNANILMAZ
- 0ÜZGÜN
- 0KIZGIN





























Yorum Yazın