Dedelerinin Oyuncaklarını Tanıdılar
Malkara Nurten-Hüsnü Pullukçu Ortaokulu ve İlkokulu öğrencileri 4006 Tubitak Bilim Fuarı kapsamında yapılan proje çalışmasıyla dedelerinin oyuncaklarını tanıma fırsatı buldular.
Geçtiğimiz hafta perşembe günü açılışı gerçekleştirilen Fuarda; “ Fen Bilimleri, Türkçe, Matematik, Görsel Sanatlar, Bilişim Teknolojileri, Teknoloji ve Tasarım ile İngilizcede” birçok farklı proje hazırlanmıştı.
Proje çalışmalarını incelerken bir köşede kendisine ayrılan bölümde 88 yaşındaki Izgar Köyünden Mümin Mergü (Dede) dikkatimizi çekti. Aldığımız bilgilere göre Türkçe Öğretmeni Fatma Ekinci Koordinatörlüğünde ‘’DEDELERİMİZİN OYUNCAKLARI’’ adlı proje bizleri eski yıllara götürdü. Mümin Dede adeta o yıllara dönmüş, çocukluk oyuncaklarıyla oynarmış gibi öğrencilere göstererek ve o günleri yaşayarak oyuncakları tanıtıyordu.
Gündöndü (Ayçiçeği) sapından ve tahtadan yapılan arabaların özelliklerinden, nasıl yarıştıklarına kadar ayrıntılı bilgiler veriyordu. “Çelik –çomak” oynamanın çabukluk gerektiğini ve sağlam ağaçlar seçilmesinin önemini vurguluyordu. Kiremitten kopça (Düğme) yuvarlamanın beceri gerektirdiğini, Atıcak oyuncağının mutlaka köpek gülünden yapılmasını ve iticinin de kızılcık ağacından yapılmasını öneriyordu. Boş ceviz kabukları altına saklanan kopçayı saklayanın vücut diliyle kolay bulunduğunu söylüyordu.
Hayvan otlatan çocukların sopalarla “süzdürme, cıttırma ve tostiri’yi” zevkle nasıl oynadıklarını da anlattı. Yine kırda dipçik otundan Kızıldereli Şapkası ve Tıraşmakinası yaptığını örnek oyuncaklarla gösterdi. “Kiremit yıkmaca”da çok isabetli atışlar yaptığını ifade etti. Tahtadan iki delikli fırıldağı ipe takarak döndürmenin zevkini anlattı. Yine bezden, örgüden, mısır koçanından yapılan bebeklerle oynayan kız öğrenciler geçmişi hatırlattı.
Öte yandan söğütten yapılan mızıkalar ve düdüklerin sesleri ne kadar doğaldı. Susaktan yapılan çıngırağın sesiyle ve süpürge telinden yapılansaz ile ritim tutan çocuklarla, bilye (misket) oynayan çocukların sevinçleri ise görülmeye değerdi. Aşık kemiğine bu dişlerden ne olacak dede? diyen çocuğa aşık kemiğinin koyun ve keçilerin ayaklarından çıktığını ve nasıl oyun oynandığını Mümin dededen bir defa daha öğrendik.
MÜMİN DEDE’nin oyuncaklarını gördükçe ve hatıralarını dinledikçe yokluğun önemini daha iyi anladım. Ve ben de bir dede olarak günümüzde teknoloji bağımlısı çocuklarımızın bolluk içerisinde ve çok fazla imkan tanınarak, yokluğun kıymetini bilmediklerini düşünüp, DEDELERİMİZDEN VE OYUNCAKLARINDAN ÇIKARILACAK ÇOK DERSLER OLDUĞUNU BİR KEZ DAHA ANLADIM.

- 0SEVDİM
- 0ALKIŞ
- 0KOMİK
- 0İNANILMAZ
- 0ÜZGÜN
- 0KIZGIN





























Yorum Yazın