HAİN-LİK.!

Bu kelimenin anlamını bilmek gerekirdi elbet.

Eğer bilmiyorsakta. O zaman kimin ne kadar hain yada kişilerin neye göre hain ilan edileceğine hüküm verecek kapasiteye sahip değiliz demektir.

Mesela;

Muhalif olmak yada birilerinden olmamak hain olmak için yeterli bir sebep miydi.?

Peki kim ne kadar doğruydu.?

Megri ile halay çekip. Barzani ile el ele dolaşanları savunan sizler mi.?

Yoksa terörist tabutunu sırtlayıp, Teröristlerin gönüllü Avukatlığını yapanları savunan bizler mi.?

Yada hatalarını gördüğümüz halde sırf siyasi yoldaşımız olduğumuz için bunları savunan bizlerin hiç mi suçu yoktu.!

Sözüm ona vatanseverdikte biz.!

Yeri geldiğinde binlerce şehidimizin kanını dökenlerle kol kola olanları savunan... Yeri geldiğinde şehit cenazesinde “şehitler ölmez vatan bölünmez” diyenlerdik.

Biri elbette suçluydu.!

Ama o suçlu kesinlikle siyaset değildi. Suçlu sırf taraf olduğumuz için kirli siyaseti göz göre göre savunan.! Siyasetin yaptığı hainliği örtmek için var gücümüzle savunan bizlerdik.

Belki de Anamızı, Babamızı, Kardeşimizi savunmadığımız kadardı siyaseti savunmuşluğumuz.

Yada Eşimizin, dostumuzun en ufak hatasına tahammül edemeyen bizler sırf tarafı olduğumuz siyaset zarar görmesin diye onun bütün pisliğini örtmeye çalışanlardık.

Oysa ki bizler siyaset için sadece bir OY’dan ibarettik. Bizden OY alana kadardı bize olan düşkünlükleri.

Sonrası mı.?

Sonrası Hastalandın mı.? Cenazen mi var. Hiç işleri olmazdı bizlerle.

Yalnızdık yani...

Hemde çok yalnız.

Şimdi bırakalım külhanbeyliğini ve ahkam kesmeyi de.

Önce kim hain kim vatansever onun ayrımını yapmayı öğrenelim.