Siz Süleymanpaşa’nın Vekili misiniz, Tekirdağ’ın mı?

Bu soruyu artık nazikçe sormanın anlamı kalmadı. Çünkü ortada inkâr edilemeyecek bir gerçek var:
Tekirdağ’ın milletvekilliği, fiilen Süleymanpaşa vekilliğine indirgenmiş durumda.
Seçim zamanı Tekirdağ haritası ezbere bilinir. İlçeler bir bir sayılır, köy yollarında pozlar verilir, “hep birlikteyiz” denir. Seçim biter bitmez o harita küçülür, daralır, sonunda tek bir noktaya sıkışır: merkez.
Çorlu yok.
Malkara yok.
Hayrabolu yok.
Şarköy yok.
Saray yok.
Var olan ne?
Aynı açılışlar, aynı salonlar, aynı yüzler, aynı fotoğraflar.
Sormak zorundayız:
Bu ilçeler bu ilin parçası değil mi?
Yoksa vergisini veren, oyunu kullanan ama hatırlanmayan “uzak akraba” muamelesi mi görüyorlar?
Milletvekilliği; Ankara’dan bakınca görünen birkaç caddeyle sınırlı değildir. Milletvekilliği; zor olan yere gitmektir, sorun olan yerde durmaktır, alkış olmayan yerde konuşabilmektir.
Ama ne yazık ki tercih edilen yol belli:
Merkezde görün, merkeze konuş, merkezden fotoğraf ver.
Geri kalan ilçeler mi? “Bir ara bakarız.”
Şunu herkes bilmeli:
Tekirdağ, Süleymanpaşa’dan ibaret değildir.
Ve bir milletvekili, sadece merkezin vekiliyse, milletin tamamını temsil etmiyor demektir.
Bu bir siyasi eleştiri değil, bir temsil isyanıdır.
Bu, yıllardır “sonra” denilen ilçelerin sesidir.
Unutmayın:
Sandık günü geldiğinde merkez de oy verir, ilçe de.
Ve halk, kimin gerçekten Tekirdağ’ın milletvekili olduğunu değil,
kimin olmadığını çok net hatırlar.










Facebook Yorum
Yorum Yazın